Alma Mazlumun Ahını, Çıkar Aheste Aheste

53 Görüntüleme
4 Dak. Okuma

Son dönemlerde enerji, spritüel, evrenin yasası cümlelerini bol bol duyuyoruz. Hepsinin bir açılımı ve insani değerler adına faydaları olduğunu görüyoruz. Bir diğer sıkça kullanılan tabir ve konu karmadır.

Karma; birine yaptığın yanlış, doğru her neyse, ayna olarak seni bulacağını anlatır.

— Üzdün mü? Üzülürsün…

— Kırdın mı? Kırılırsın…

— Ağlattın mı? Ağlarsın gibi gibi…

Karma spritüel tabirdir. Maneviyatta ise ilahi adalet vardır.

“Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.”

Her ikisi de aynı konuya değinir. Her insan ektiğini biçecektir. İnsanın kendisi biçmezse çocuğu ya da torunu biçecektir gibi… En sonu hak yerini bulacaktır.

E peki benim günahım neden çocuğuma sirayet etsin ki? deriz… Koskocaman dünya kim için burada? Hz. Âdem!

Hz. Âdem kim? İnsanlığın babası… Hz. Âdem ile Hz. Havva cennette kuralı çiğnedikleri için dünyaya sürgün edildiler. Bizler ise Hz. Âdem’in soyuyuz.

Spritüelizme göre karma, yaradılışa göre ceza! Küçük bir hikâye anlatmak istiyorum bununla ilgili…

1970’li yıllarda Hasan diye bir genç ve Hale diye bir genç kız birbirlerine âşık olurlar. Gizli saklı buluşmalar, mektuplaşmalar derken ateşle barut yan yana durmaz. Bir gece yine gizli buluşmalarında beraber olurlar ve bu birliktelikten Hale hamile kalır.

Başlarda anlamaz. Aradan iki, üç ay geçtiğinde hamile olduğunu fark eder. Hasan bu hamileliği kabul etmez, Hale’yi reddeder. Hale’nin karnı büyüdüğünde babası fark eder, sıkıştırır ve Hasan’ın adını öğrenir. Sonra bir gece Hasan’ın evine gider, olay çıkarır. Hasan ve ailesi bu durumu telafi etmek yerine durumdan kaçarlar.

Hale gözü yaşlı çocuğu aldırır. Hasan’dan ayrılır ve bir daha Hasan’la görüşmez.

Aradan dört yıl geçer. Hasan’ın bir kız kardeşi vardır. Adı Ayşe… Ayşe de Ali diye bir gençle görüşür. Ayşe, Ali’den hamiledir. Ali çocuğu reddeder. Bir gün Ayşe’nin gözyaşlarına denk gelir abi Hasan… Ayşe durumu çekimser bir şekilde izah eder.

Abi Hasan celallenir. Ali’nin evini basar. Ali ortadan kaybolmuştur.

Hasan o an Hale’yi düşürdüğü durumu anlar. Egosu ve benliği bir bahane bulur, kendi hatasına kılıf uydurur. Ayşe çocuğu aldırır. Ali’den ayrılır.

Aradan yıllar geçer. Aile, oğulları Hasan’a evlen diye baskı kurar. “Sana el değmemiş, tertemiz bir kız alacağım.” der annesi. Köylerinden bir kız bulur. Görücü usulü oğlu Hasan’ı evlendirir.

Hasan evlendikleri ilk gece eşinin gelinlik içerisinde ağladığını görür.

Sorar: “Ne oldu, neyin var? Beni istemiyor muydun yoksa?”

Kız, “Hayır, sorun o değil.” der.

Hasan sorar: “Peki nedir sorun?”

Kız korkuyorum anlatmaya der. Önce söz alır, sonra anlatır:

“Benim bir sevgilim vardı. Ben onunla beraber oldum ve o trafik kazasında öldü. Ve şu an üç aylık hamileyim.” diye söyler kız.

Hasan o an anlar hatasını. Eğer hatanı kabul etmezsen karman, sen öğrenene kadar devam eder. İster karma deyin, ister ilahi adalet…

Kınadığını yaşamadan, aldığın ahı ödemeden, akıttığın gözyaşını silmeden defter kapanmaz.

Hasan gelini o hâlde kabul eder. Ve ekler: “Eğer ben bu durumu da reddedersem, kızım, torunum şeklinde devam edecektir bu düzen.” der.

O yüzden önce Allah’a tövbe eder. Sonra gözü yaşlı kadına sahip çıkar. Doğmasına engel olduğu çocuğunun yerine koyar çocuğu da…

İşte arkadaşlar: Sen ne isen nasibin odur!

Temizliğe kendinden başla ki sana da temiz nasip olsun.

Kendinize iyi bakın! Kalbinize iyi bakın! Temizleyin dilinizden, kalbinizden çirkinlikleri. Sonra ki nesillere aktarılmasın.

Günümüzün karması ve Allah’ın adaleti budur.

Hoşça kalın…

Bu İçeriği Paylaş
Bağlantılar:
Yazar
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version