Elbet Bir Gün

28 Görüntüleme
4 Dak. Okuma

İnsan, hayatı boyunca sürekli umut içinde yaşar. Hem İslam’da da ümitsizlik, bizler için iman zayıflığıdır. Her ne olursa olsun, ümit etmek insan için en berrak çıkış yoludur. İnsan için ümit = tevekküldür. Bu yüzden sürekli dilimizde dua, aklımızda hayal ve hedeflerimizle yaşarız. Kafamızda bunu kodlar, ona göre yol çizeriz. Her defasında farklı yollara sapar, farklı insanlarla hayatımızı düzene sokmaya çalışırız. Zoru başarmak isteriz. Zoru başarmak ve bu zorluk için feda ettiğimiz her şeyi “iyi ki” diyerek kenara itmek isteriz. Hiç pişmanlık duymadan, gönül rahatlığıyla hayatı dolu dolu yaşamak isteriz. Çünkü rahat yaşamak hem fıtratımızda hem de inancımızda vardır. Fakat kime göre? Dinimize göre mi? Hayata göre mi? Yoksa sizinle aynı özelliklere sahip basit kullara göre mi? Bence her şeye göre. Dine göre İslam cihat ister. Her konuda cihat etmek Müslümanın görevidir. Rahat yaşamak, bir Müslüman için bence ancak ahirette mümkündür. Hayat zaten iki çeşittir. Birincisi ahiret hayatı, ikincisi ise yaşadığımız o baki hayat, dünya hayatıdır. Burada ise çoğu kişi gaflete düşer ve ahireti unutur, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar. Sonra ne mi olur? Ölüm gelir ve ebedi hayat başlar. İnsan gaflet uykusundan uyanır; işte o zaman her şey için çok geçtir. Kullar, yani biz insanlar, hep karşımızda daha yüksek mertebede olan insana özeniriz. Oysa bilmeliyiz ki o insan da bizimle aynıdır. Çünkü makamı ne olursa olsun, Allah katında makam değil, ibadet önem taşır. Kulluk önem taşır. O yüzden her insan, eşit şekilde iki dünya için de kafa yormalıdır.

Elbette her insanın hayali olabilir, elbet insan iyi yerlere gelmek isteyebilir; fakat ne olursa olsun bunu kendi çabasıyla yapması ve tevekkül ile beklemesi, her insan için doğru yoldur. Doğru yolda olan insan “Elbet bir gün” der ve bekler. Gerçekten de “Elbet bir gün”, en iyisi o kul için olur. “Allah sabredenleri sever.” O yüzden sabırla, “elbet bir gün” mantığıyla her sıkıntı ortadan kalkar. Çünkü bu mantıkta tevekkül vardır.

Tevekkül eden insan da her daim rahattır. Çünkü Allah’a güven vardır. Elbet bir gün mutlu olur insan. Elbet bir gün sessizleşir insan. Elbet bir gün anlar insan. Elbet bir gün yeniden ayağa kalkar insan. Önemli olan düşmek değil, kalkmaktır zaten. Bazen de insanın bir şeyleri oldurması için düşmesi gerekir. Düştüğünde ilk afallar, sonrasında ise ayağa kalkar ve ilerlemesini iyi bilir. Düşmem der, düşer; kalkamam der, kalkar. Elbet bir gün insan en iyisini başarır ve hayata tutunur, iz bırakır. Her insan, elbet bir gün ümidiyle nice seneler yaşar; bazen umut kalmaz, tekrar yeşertmeye çalışır; bazen de umudu hiç bitmez, ne kadar yorulsa da hayatta kalmaya çalışır. Elbet bir gün azizim, zor olsa da elbet bir gün. Ki hiçbir şey kolay değil. Elbet bir gün azizim, yanında kimse yokken insan çoğalır, desteğe gelir. Elbet bir gün azizim, hayalin hayatın olur; yaşarsın, şükür edersin. Elbet bir gün azizim, bir gün âşık olur; kimse sevmez zannettiğin o kalbin tekrar atar, onu hissedersin. Elbet bir gün azizim, kim olursa olsun elbet bir gün, umut var olacak; hayat güzel olacak. Elbet bir gün azizim, savaşlar bitecek, çocuklar kurtulacak. Elbet bir gün azizim, zor günler geride kalacak, ışık hep önümüzde parlayacak. Yol görünecek, sevda yeşerecek, içimiz iman dolacak. Elbet bir gün azizim, hayat yeniden güzel olacak…

Bu İçeriği Paylaş
Bağlantılar:
Yazar
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version