Neden Diyete Başlayıp Bırakıyoruz?

18 Görüntüleme
4 Dak. Okuma

Sürdürülebilir Beslenme

Bir diyetisyenin en sık duyduğu cümlelerden biri şudur: “Hocam ben diyete çok güzel başlıyorum ama sonra bırakıyorum.” Aslında sorun çoğu zaman irade eksikliği değil. Sorun, diyete yüklediğimiz anlamda başlıyor. Birçok kişi için diyet; yasaklar, kısıtlamalar, suçluluk duygusu ve sürekli bir kontrol hâli demek. Daha başlamadan zihnimizde bir “zor süreç” algısı oluşuyor. Pazartesi günü başlanan diyetler, birkaç gün sonra “nasıl olsa bozuldu” düşüncesiyle tamamen bırakılıyor. Çünkü diyet, sürdürülebilir bir yaşam biçimi olarak değil, geçici bir katlanma süreci olarak görülüyor.

Diyetin en büyük düşmanlarından biri mükemmeliyetçilik. “Ya tam yaparım ya hiç yapmam” düşüncesi, beslenme sürecini oldukça kırılgan hâle getiriyor. Bir gün planın dışına çıkıldığında, tek bir öğün tüm haftayı çöpe atmış gibi hissediliyor. Oysa gerçek hayat, listeler kadar düzenli değil. Sosyal hayat var, duygular var, bazen sadece canımızın bir şeyi istemesi var. Bunları yok sayarak ilerlemek mümkün değil.

Bir diğer önemli neden ise yasaklı besin listeleri. Ekmek yasak, tatlı yasak, makarna yasak… Yasaklanan her şey zihinde daha cazip hâle geliyor. Kişi bir süre dayanıyor ama sonunda o yasaklı besinle karşılaştığında kontrol kayboluyor. Ardından suçluluk, pişmanlık ve “ben bu işi beceremiyorum” düşüncesi geliyor. Aslında sorun kişi değil, uygulanan yöntem oluyor.

Diyetin bırakılmasının bir başka sebebi de hızlı sonuç beklentisi. Kısa sürede çok kilo verme isteği, gerçekçi olmayan hedefler doğuruyor. Tartı her gün kontrol ediliyor, rakamlar beklenildiği gibi değişmeyince motivasyon hızla düşüyor. Oysa vücut bir makine değil; her gün aynı tepkiyi vermek zorunda değil. Beslenme süreci sadece tartıdan ibaret değilken, tüm odak tek bir sayıya kilitleniyor.

Ayrıca çoğu kişi diyeti, hayatın geri kalanından ayrı bir dönem gibi görüyor. “Biraz diyet yapayım, sonra eski düzenime dönerim” düşüncesi aslında en baştan sürecin biteceğini kabul etmek anlamına geliyor. Eski düzene dönüldüğünde ise verilen kiloların geri gelmesi kaçınılmaz oluyor. Bu da kişide başarısızlık hissini pekiştiriyor. Oysa sürdürülebilir beslenme, mükemmel olmak değil denge kurabilmek demek. Canın tatlı mı istedi? Ye. Ama her gün ve kontrolsüzce değil. Bir öğün fazla mı kaçtı? Bir sonraki öğünde dengele. Diyet, hayatı askıya almak değil; hayatın içinde kalabilmekle anlam kazanıyor.

Diyete başlamak kolay, diyeti sürdürmek zor çünkü mesele sadece ne yediğimiz değil; neden yediğimiz, nasıl hissettiğimiz ve kendimize nasıl davrandığımız. Kendini sürekli eleştiren, suçlayan bir zihinle uzun vadeli bir beslenme düzeni kurmak çok zor. Oysa daha şefkatli, esnek ve gerçekçi bir yaklaşım hem bedeni hem zihni rahatlatıyor. Belki de asıl soru şu olmalı: “Bu beslenme şekli benim hayatıma gerçekten uyuyor mu?” Uyuyorsa devam eder, uymuyorsa bir noktada mutlaka bırakılır.

Sonuç: Diyeti Değil, Bakış Açısını Değiştirmek

Diyete başlamak çoğu zaman bir hevesle olur, bırakmak ise hayal kırıklığıyla. Bunun nedeni genellikle kişinin yetersizliği değil, diyeti geçici ve katı bir süreç olarak görmesidir. Oysa beslenme, kısa süreli bir müdahale değil; hayatla birlikte şekillenen bir yolculuktur. Bu yolculukta inişler, çıkışlar ve bazen plan dışı duraklar olması son derece normaldir.

Sürdürülebilir beslenme yaklaşımı, kişiyi sürekli kontrol altında tutan bir sistem kurmak yerine, farkındalık kazandırmayı hedefler. Ne yediğini bilmek kadar, neden yediğini anlamayı da önemser. Yasaklar yerine dengeyi, suçluluk yerine esnekliği ön plana çıkarır. Böylece beslenme, stres kaynağı olmaktan çıkarak günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelir. Diyeti bırakmamanın yolu, kendini zorlamak değil; kendini tanımaktır. Herkes için geçerli tek bir doğru beslenme modeli yoktur. Kişinin yaşam tarzına, sosyal hayatına ve ihtiyaçlarına uyum sağlayan bir düzen, uzun vadede kalıcı olur. Asıl başarı, kısa sürede verilen kilolar değil; yıllar boyunca sürdürülebilen sağlıklı alışkanlıklardır.

Bu İçeriği Paylaş
Bağlantılar:
Diyetisyen
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version