Çoğumuz, yıllarca okulda gördüğümüz matematik, fizik, biyoloji gibi pek çok dersin gerçek hayatta bize ne katacağını; karşımıza ne zaman, nerede çıkacağını sorguladık. Kimimiz bu soruya cevap buldu, kimimiz hâlâ arayışta. Özellikle birçoğumuzun çocukluk travması, korkulu rüyası matematik olmuştur.
Peki bugün, matematikle ilgili farklı bir anekdotla geldiğimi söylesem? Belki sorumuza net bir cevap değil ama yeni bir soru işareti olabilir. Ne dersiniz? Ee, haydi buyurun… hayatın matematiğine.
Hepimiz ilkokulla birlikte dört işlemi öğrenmişizdir. Matematik için dört işlem, Türkçedeki alfabe gibidir. Temel oluşmazsa bina yıkılır. Peki ya bu dört işlem, hayatımızın bir düzen formülü olsaydı?
Topla
Kalbine iyi gelenleri,
Hak edenleri,
Seni yükselten ve yüceltenleri.
Çıkar
Seni küçültenleri,
Kalbini yoranları,
Huzurunu bozanları,
Enerjini sömürenleri,
Yük olanları.
Çarp
Emeğini sabırla,
İnancını azimle,
Hayallerini cesaretinle,
Çalışkanlığını istikrarla,
Sevgini güvenle.
Böl
Her şeyi tek başına sırtlanmak zorunda değilsin.
Derdini paylaş.
Yardım istemekten çekinme.
Enerjini doğru yere böl.
Sevgini kıymet bilene böl.
Her şeyi yerli yerince böl ama kendinden eksilmeden.
Bunları çoğaltmak mümkün. Umarım sizler için de küçük bir farkındalık kapısı aralayabilmişimdir. Keyifli okumalar dilerim.

