Hiçbir Şeyinim Senin

19 Görüntüleme
2 Dak. Okuma

İnsanın gönlüne gelmeli bahar. Çiçek kalpte açmalı, yağmur gözde yağmalı. Şubatı sırtında, ağustosu içinde hissetmeli insan. Diyeceğim o ki; hayat, dışımızda akıp gidecek kadar israf edilecek bir nimet değil. Her zerremizle hissedilmeli bu yüzden.

Bir ağustos koşmalı ardımızdan. İki yaprak düşmeli, bir plak cızırdamalı lambalı radyoda. Günlerden çarşamba, aylardan ağustos, renklerden kırmızı durmalı duvardaki takvimde. Zaman tam da orada duruyor işte.

Zaman tam da orada duruyor, çünkü bazı yerlerde zaman akmaz. Saat tik tak etse de insan sadece bakar. Beklemek; elinden hiçbir şey gelmeden, içinden binlerce şey geçmesidir.

Bazen bir yoğun bakım kapısı önünde olur bu bekleyiş; nefesini tutarsın, duanı tekrar edersin içinden. Bazen bir otogarda, bir vedanın ortasında, bir sandalyede sessizce otururken…

En çok da o anlarda anlarsın; en uzun zaman, hiçbir şeyin olmadığı yerde geçer. Her şeyin olduğu, hiçbirinin senin olmadığı yerde geçer en uzun zaman. Birinin hiçbir şeyi olmadığın yerde geçer en uzun zaman. Varlık içinde yokluk çektiğin, kalabalıklar içinde yalnız kaldığın yerlerde…

İnsan için de öyledir. Ona ait hissedersin kendini; senin olmasını istersin, sevmesini dilersin, özlemesini beklersin ama var gibi görünen yoktur o. Uzaktan göz kırpan yıldızlar gibidir. Görürsün ama ulaşamayacağını, dokunamayacağını bilirsin.

Milyarlarcası vardır gökyüzünde, sen onu seçmişsindir. Özeldir, özel görürsün. Özel görünmek de istersin. Oysa ona bakan milyarlarca insandan birisindir. Herkes gibisindir yani. Herkes olmak aslında hiç kimse olmak demektir; bunu da bilirsin.

Herkes gibi görülür, ardından herkes gibi olmakla suçlanırsın. Oysa ben senin gördüğün, anladığın kadarım, bunu da en iyi sen bilirsin.

Herkesten biri olduğunda geçer en uzun zaman. Sen hiçliğin ortasında bir başına otururken geçer en uzun zaman. Ve sen çabalar durursun o boşlukta bir iz bırakabilmek için. Ve gün gelip gittiğinde, ardında bir boşluk bırakabilmek için…

Yerinizin dolup dolmayacağı, ardınızda ne kadar boşluk bıraktığınıza bağlıdır. Bardağın taşan kısmı olmuşsanız, geride bir boşluk bırakmayacaksınız demektir.

Bu İçeriği Paylaş
Bağlantılar:
Yazar & Şair
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version