Munkabız

59 Görüntüleme
3 Dak. Okuma

Bu kelimeyi daha önce duydunuz mu bilemem. Duymuşsanız da anlamını hatırlar mısınız orasını da bilemem. Ben yine de TDK’ye göre anlamını vermeye gayret edeyim.

  • Munkabız kelimesinin TDK sözlüğe göre 3 farklı anlamı vardır.
  • Munkabız kelimesinin kökeni Arapça dilidir.
  • Munkabız kelimesinin Arapça dilindeki karşılığı munḳabiż şeklindedir.

Munkabız TDK sözlük anlamı şu şekildedir:

  1. Büzülmüş, toplanmış
  2. Pekliği olan, peklik çeken
  3. Mecaz Verimsiz, işe yaramaz…

Günlük hayatımızda karşılaştığımız (özellikle devlet kurumlarında) bazı insan tipleri vardır. Bu insanların bazıları “munkabız” tanımına birebir uymaktadırlar. Bunu yaşanmış bir hikâye ile pekiştirelim:

Umumi helaların birinde sular kesilmiş. Hela görevlisi, tuvalet ihtiyacı olan insanlar mağdur olmasınlar diye kendince tedbir almış. Yirmiye yakın ibriğe su doldurup görünür bir yerde, duvarın dibine dizmiş. Sonra görevini layığı ile yerine getirmenin huzuru içinde sandalyesine kurulup müşterilerini beklemeye başlamış.

Helaya gelen ilk kişi suların akmadığını fark edince su dolu ibriklere yönelmiş. İlk baştaki ibriğe elini uzatınca, hela görevlisi, “Onu alma!” diye seslenmiş. Adam ikinci sıradaki ibriğe yönelmiş. Hela görevlisi, “Onu da alma!” diye seslenmiş. Adam ortalardan bir ibriğe elini uzatmış gayri ihtiyari. Hela görevlisi kalın kaşlarını yukarı kaldırarak onu da almaması gerektiğini işaret etmiş.  Sinirlenen ve de acelesi olan adam, “Yahu hangisini alayım?” diye sert çıkışmış.  Hela görevlisi bir ibrik göstererek, “Aha bunu al.” demiş.

Gösterilen ibriği alıp helaya giden adam, “ Bu hela görevlisi diğer ibrikleri almama neden müsaade etmedi?”  diye düşünmeye başlamış. Hacetini görüp dışarı çıkınca hela görevlisine sormuş, “Merak ettim. Hangi ibriğe elimi uzattımsa alma dedin ve bu ibriği almamı istedin.  Bunu neden yaptın?”

Hela görevlisi kendisinden gayet emin bir tavırla, “ Tabi ki benim dediğim ibriği alacaksın! Niye ben burada eşekbaşı mıyım?” diye cevap vermiş.

Maalesef birçok kurumda, birçok iş yerinde bazı insanlar ( özellikle elle tutulur bir vasfı olmayan, içi boş görevliler, yetkililer) varlıklarını hissettirmek, egolarını tatmin etmek, bak ben de buradayım, ben de varım hissini verebilmek için; abuk sabuk davranışlar sergilerler.  Gereksiz formalitelerle sizleri meşgul ederler. Bin dereden su getirerek işinizi zorlaştırırlar.  “Bugün git yarın gel” diyerek hakkınız olan hizmeti keyfi olarak ertelerler.

Bu tip insanlar Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin” (Buhari, İlim, 11 [69]; Müslim, Cihad, 8 [1734].) hadisi şerifinden bihaber kişilerdir. Bunlar böyle davranırken aslında kendilerinin ne kadar önemli! şahsiyetler olduklarını ispatlamaya çalışırlar.  Ayrıca suratlarından düşen de bin parça. Ne nezaket bilirler ne de yüzlerinde bir tebessüm belirir.

Bunlar bulundukları yeri, görevi, makamı gereksiz yere işgal eden vasıfsız, liyakatsiz MUNKABIZLARDIR…

Bu İçeriği Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version