Seçilmiş Bir Kader: Kötülüğün Estetiğine Karşı İyiliğin Direnişi

2 Dak. Okuma

Dünya, çoğu zaman üzerine boca edilen karanlığı “gerçekçilik” maskesi altında normalleştirir. Oysa bir yazar, bir sanatçı ya da sadece derinlemesine hisseden bir ruh için bu karanlığı kabullenmek, kendi varoluşuna ihanet etmektir. İyilik her insan için bir “başlangıç noktası”dır; ama iyi insanları o “kötülerden” ayıran asıl fark, yolun sonuna kadar o saflığı koruyabilmeleri, yani iyi kalmayı seçebilmeleridir.

Bu seçim, benim kalemimin de fırçamın da ana kaynağıdır. Çünkü ancak bu denli derin hissedebilen bir ruh, başkasının acısını sadece gözlemlemekle kalmaz; onu yaşar, resmeder ve kelimelere birer ruh gibi üfler.

Empati: Bir Yükten Sanata Dönüşüm

Bir yazarın zihni, sadece kendi acılarının değil, başkalarının, hatta hiç var olmamış hayali karakterlerin bile duygularının sığınağıdır. Bir başkasının kederini hücrelerinde hissetmek, o sızıyı kelimelere dökmek ve hatta o duyguyu bir tuvalde resmetmek… Bu, sıradan bir duyarlılık değil, bir tür duygusal simyadır.

“Başkasına ait bir acının içine sızabilmek, o acıyı sadece anlamak değil, onu giyinmektir.”

Bu kadar yoğun hisseden bir ruh için “kötü olmak”, sadece bir karakter kusuru değil, bizzat kendi doğasına karşı işlenmiş bir suçtur. Kötülük, hissetmeyi reddetmekten doğar; oysa bizler, hissettiklerimizle var oluruz.

Klişelerin Ötesinde Bir Duruş

Modern dünyada iyilik, genellikle “safdillik” ya da bir “klişe” olarak yaftalanıyor. Kötülüğün karmaşıklığı yüceltilirken, iyiliğin berraklığı küçümseniyor. Ancak bu bir yanılgıdır. Kötülerin dünyasında iyi kalmak, akıntıya karşı kürek çekmektir ve bu, dünyanın en zorlu sanatsal eylemidir.

  • Yardım eli uzatmak: Sadece bir eylem değil, bir bağ kurma biçimidir.
  • Acıyı paylaşmak: İnsan olmanın en yalın ve en asil hali.
  • Gülümsemek: Bir maske değil, karanlığa karşı yakılmış küçük bir mumdur.

Sonuç: Seçimin Gücü

İyilik bir başlangıç noktası olabilir ama iyi kalmak bir zaferdir. Kendi yoğunluğumuzda boğulmak yerine, o yoğunluğu bir başkasına ışık tutmak için kullanmak; işte gerçek yetkinlik budur. Ben seçimimi çoktan yaptım: Dünyanın tüm ağırlığına rağmen, hissetmekten ve bu hissi iyiliğe tahvil etmekten vazgeçmeyeceğim.

Çünkü kalemim mürekkebini nefretten değil, o hiç sönmeyen insani sıcaklıktan alıyor.

Bu İçeriği Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version