Açık Defterleri Kapatmak

53 Görüntüleme
4 Dak. Okuma

Sana minik ama etkili bir yöntemden bahsetmek istiyorum. Aslında bu yöntemi plansız bir şekilde çocukluğumda keşfetmiştim. Ne zaman kullansam işe yarayan, sebepsiz mutlulukları getirmişti bana. Sebepsiz mutlu olmak kolay değildir ama en güzelidir. Farklı hiçbir şey yoktur ortada ama sen öylesine halinden memnun, öylesine tatminsindir ki içindeki huzur yayılır her bir yana. Bu yöntem ile seni meşgul eden birçok şeye çözüm getirirsin. Bazıları kalıcı, bazıları geçici çözümler. Fark edersen insan, zihnindeki soruları sorun haline getirendir. Örneğin, biri tarafından olumsuz bir eleştiriye maruz kaldın ve canın sıkıldı. Haklı mı diye düşünür dururken, bir yandan zihnini meşgul edip bir yandan onu haklı çıkaracak cevaplar ararsın. Bu durumda zihnine, o kişinin bunu kendi kişisel sebepleri veya kendi siyah gözlükleriyle yaptığı gerçeğini hatırlatırsan ve açık defteri (o olaya ait konu) kapatırsan, kendine bir iyilik yapmış olursun. Cevap doğru olmak zorunda değil; önemli olan defterin zihninde açık bir şekilde kalıp seni olumsuz etkilemeye devam etmemesi. İkinci bir örnekle devam edelim; iş arkadaşınla tartıştın, moralin fena halde bozuldu, eve gittin ama hâlâ aklın o konuda takılı kaldı. İşte burada, sebebinin onun çocukluğundaki bir travma ile ilgili olduğunu fark ediyor, bunu kendine hatırlatıp kendini o olaydan ayrı tutuyor ve defteri kapatıyorsun. Dediğim gibi bu teknik, sorunu kesin olarak çözme sözü vermiyor; sadece o anı kurtarıyor, seni o ruh halinden çıkararak zihnini meşgul etmesini engelliyor. Belki bu, sorunu iki gün sonra daha farklı bir açıdan değerlendirmeyi sağlıyor.

Çocukları küçük bir anne düşünelim; çocuklarıyla bir sorun oluştu ve üzücü bir olay yaşadı. O anda onların kendilerini kontrol etme becerilerinin gelişmediğini fark ediyor ve açık defteri kapatıyor. Diğer biri, türlü problemlerle hayatını daraltan birinin babasını çok erken yaşta kaybetmesinden kaynaklandığını kendine hatırlatıyor ve defteri kapatıyor. Bu yöntem, esasında kalıcı bir çözüm sunmasa bile senin dışında gelişen olaylardan sıyrılmanı ve zihninde onların gereksiz yer kaplamasını önleyen bir yöntemdir. Belki askıya alma, belki sorunu öteleme de denebilir. Ama bir sorunu büyütüp dallanıp budaklandırmak, başkalarına anlatmak, kendini haklı çıkarmaya çalışmak daha çok enerji kaybettiriyor ve insanın omuzlarına yük bindiriyor. Fakat bu teknik ile defteri kapatıp kendine alan açtığında, enerjini başkalarına değil kendi anına çevirebiliyorsun. Yapamadığımızda ise o açık defterlerde yazanlar zihnimizde dolanıyor; bir şeyler yiyip içerken, izlerken, gezerken beyni meşgul edip yoruyor.

“Bana neden böyle davrandı, beni neden görmezden geldi, bana neden değer vermiyor, beni sevmiyor mu, benden neden uzaklaştı?” gibi sorular zihni yoruyor; her biri açık bir defter ve her saniye o deftere bazı cevaplar yazmaya çalışmakla geçen bir zihin yoğunluğu.

Buna gerek var mı? Bence hayır. Defterleri herhangi kalıcı ya da geçici bir çözüm ile kapattığında, zihnin sana odaklanıyor ve bunu başardığında bir huzur ortaya çıkıyor. Kendinle vakit geçirmek keyifli bir hâl alıyor. Halinden memnun, kimse ile derdi olmayan, kendini hengâmelerden uzak tutabilen oluyorsun. Kendini hayatın kaosundan ayırabilmek az şey mi? O kaos bir şekilde seni içine almak için etrafını sarmaya çalışırken, sen o kaosun sana ulaşmaya çalışan iplerini kesip keyfine bakıyorsun. Mutfağı toplamak, dolapları düzenlemek, arabanın deposunu doldurmak gibi açık defter bırakmamak. Bunu alışkanlık hâline getirdiğinde zihnin sende, anda, olduğun yerde seninle oluyor. Yoksa geçen hafta yaşadığın olayda, dünkü kavgada, yarınki toplantıda vs… Bir şarkı sözünde diyor ya: “Belki çok da şey yapmamak lazım.” Tek yapman gereken, zihninde açık olan defteri doğru bildiğin bir cevapla kapatmak ve rafa kaldırmak.

Zamanın, ne düşüneceğin, enerjini nelere harcayacağın hepsi sana kalıyor.

Bu İçeriği Paylaş
Bağlantılar:
Öğretmen
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version