Hindistan’daki Gizemli Reenkarnasyon Vakası: Titu Singh

1 Görüntüleme
3 Dak. Okuma

Belki de her ruh yeniden doğmaz. Belki sadece bazıları geri gelir. Üstelik yaşamak için değil; anlatmak için. Yarım kalmış bir an, söylenmemiş bir isim, üstü kapatılmış bir gerçek varsa… Ruh, sessiz kalamaz. Titu’nun hikâyesi bana göre tam olarak böyle bir yerden başlıyor. Bu bir mucize masalı değil; bu, susmamış bir hafızanın hikâyesi.

Titu Singh’in vakası, küçük bir çocuğun anlattıklarıyla başlayan ve zamanla ciddiye alınan sıra dışı bir olay olarak kayda geçti. Titu yaklaşık iki buçuk yaşındayken, ailesini şaşırtan konuşmalar yapmaya başladı. Kendi hayatıyla ilgisi olmayan bir şehirden, tanımadığı insanlardan ve hiç bulunmadığı yerlerden söz ediyordu. Ailesi ilk aşamada bu durumu çocuğun hayal gücüne bağladı ve üzerinde durmadı.

Zaman geçtikçe Titu’nun anlattıkları daha net ve tutarlı hâle geldi. Daha önce Agra’da yaşadığını, bir radyo binasında ve radyo dükkânında çalıştığını söylüyordu. Eski hayatındaki adını dile getiriyor, ailesinden ve çocuğundan bahsediyordu. Bu anlatımlar her seferinde aynı ayrıntılarla tekrarlanıyor, değişmiyordu.

Bir süre sonra Titu, eski hayatındaki ölümünü anlatmaya başladı. Silahla vurulduğunu, kurşunun sol şakağından girip çıktığını söylüyordu. Ancak ölümün bununla sınırlı kalmadığını, vurulduktan sonra öldürüldüğünü, ardından cesedinin yakıldığını ve son olarak nehre atıldığını ifade ediyordu. Bu anlatım, ailesi için artık görmezden gelinecek bir durum olmaktan çıktı.

Titu’nun ısrarları üzerine ailesi onu Agra’ya götürdü. Şehre vardıklarında Titu, daha önce hiç bulunmadığı sokaklarda yön tarif etti. Yanlış yöne gidildiğinde itiraz etti ve sonunda eski hayatıyla bağlantılı olduğunu söylediği yere ulaştı. Burada, kızına ait olduğunu belirttiği dükkâna girdi. Dükkânın içinde dolaştıktan sonra, bazı şeylerin değiştiğini, eşyaların ve rafların eskiden farklı yerlerde bulunduğunu söyledi. Bu ayrıntılar, dışarıdan öğrenilmesi zor bilgiler olarak dikkat çekti.

Olaylar bu aşamadan sonra araştırmacıların ve belgesel yapımcılarının ilgisini çekti. Hazırlanan belgesellerden birinde, canlı yayın sırasında Titu’nun saçları tıraş edildi. Saçlar kesildiğinde, tam olarak kurşunun çıktığını söylediği noktada, sol şakağında belirgin bir oyuk izinin bulunduğu görüldü. Bu iz doğuştan mevcuttu ve sonradan oluşmuş bir yara olmadığı belirtildi.

Titu’nun anlattıkları ve verdiği ayrıntılar doğrultusunda, geçmişte Agra’da işlenmiş olan cinayet dosyası yeniden incelendi. Eski kayıtlar tekrar ele alındı. Titu’nun ölümle ilgili verdiği bilgilerle dosyadaki detayların örtüşmesi üzerine dosya yeniden açıldı. Bu süreç sonunda olayla bağlantılı kişi ya da kişilerin tespit edildiği ve katilin yakalanarak tutuklandığı kayıtlara geçti.

Titu Singh vakası, bu yönleriyle yalnızca reenkarnasyon iddialarıyla anılan bir olay olarak kalmadı. Küçük bir çocuğun, yaşamadığı bir hayata dair anlattıkları; bir cinayet dosyasının yeniden açılmasına, unutulmuş ayrıntıların ortaya çıkmasına ve sorumluların yakalanmasına giden bir süreci tetikledi. Bu olaydan sonra Titu’nun hatırladıkları zamanla azalmaya başladı; tıpkı tamamlanmış bir hikâye gibi yavaş yavaş silindi. Geriye ise cevabı hâlâ netleşmeyen tek bir soru kaldı: Bazı hayatlar gerçekten sona ermez mi, yoksa sadece yarım kalan bir gerçeği anlatmak için mi geri döner?

Bu İçeriği Paylaş
Bağlantılar:
Yazar
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version