Yokuşlar değil,
Yok oluşlar yordu beni.
Kafamın içinde binbir ses,
Hiçbiri senin sesin değil.
Tanımadığım yarınlara seyahat ettiğim ömür denilen bu otobüs,
Ne zaman varacak senin durağına?
Yolcu bile değilim,
İsteyerek çıkmadım bu yola…
Ama şikayetçi de değilim,
İsteyerek düştüm peşine.
Ve peşine düşmemle peşin verildi bu hüzün üstüme.
Artık ısınamıyorum kimseye,
Bıraktığın bu yalnızlık çok soğuk…
Neyse, çok tutmayayım seni,
Açacağın yaralarım var daha.
Lütfen önce gözlerinle başla,
Menzili tüm dünya olan, iki kahverengi mermi.
















