Ayın En Sevilenleri
- Hızlı Linkler
- Bugün Eklenenler
- Tüm İçerikler
- Okuma Listesi
Yazımın hemen akabinde dini bayramlarımızın ilki, Ramazan Bayramı'nı yaşayacağız. Geçen bereketli bir Ramazan olsa da İslam dünyasında acılar hiç bitmedi, çoğalarak arttı. Yıkılan şehirler, her şeyden habersiz, suçsuz çocuklar… Dayanışma ruhunu da İslam dünyası burada gösterdi. Gazze, gönül yaramız. Çadırlar kuruldu, yemekler, iftarlıklar dağıtıldı. Yardımlaşma hem ülkemizde hem farklı coğrafyalarda yaşandı. Zaten İslam'ın ruhu yardımlaşmadır. Oruç ruhları temizler, tok açın…
Azelya, buğulu camın ardından, şiddetli rüzgâra kafa tutarcasına savrularak uçan kuşlara bakıp derin bir ahh çekti. “Şu kuşların azminin birazcığı bende olsaydı. Şöyle tuttuğunu koparabilen biri olabilseydim,” diye hayıflandı. Sonra bir anda silkelenip, “Hayır, bu yanlış. Benden daha azimli kim var ki, evlendikten yıllar sonra azmedip okudum. İlkokula başladığım ilk gün kendime verdiğim sözü tutup öğretmen oldum. Hayır, azimli olmadığımı…
Bir ay boyunca sabırla, dua ile, paylaşmanın huzuruyla yaşadığımız Ramazan’ın ardından yine bir bayrama kavuşmanın heyecanı içimizi sarıyor. Ramazan Bayramı sadece takvimde yer alan bir gün değildir; o, kalplerin yumuşadığı, kırgınlıkların eridiği, insanların birbirine yeniden yaklaşabildiği müstesna zamanlardan biridir. Ramazan ayı boyunca açlığı sadece midemizde değil, kalbimizde de hissettik. Aç olanın halini anladık, paylaşmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez…
Acı anlamına kavuştuğu an acı olmaktan çıkar. (Wictor E. Frankl) Her canlı dünyaya gelir, yaşar, görevlerini yerine getirir ve ölür. Bitkiler büyürken, ben neden büyüyorum, neden fotosentez yapıyorum, sorularını soramaz, yük çeken bir at, sütü sağılan bir inek insanlara fayda sağladığı için mutluluk duymaz. Bunlar içinde öyle bir tür vardır ki yaşamı, yapıp ettiklerinin altında mutlaka bir anlam, bir neden…
Aylardan Ocak, kar kış yollardayım. Gözüm uyku görmemiş, o haldeyim. Çok sürmez, birkaç saate sendeyim. Duygularım nehir, sana gelirken. Aksilik olmasın, gözümü kırpmam. Mola dahi vermem, araçtan çıkmam. Tam altı ay yokluğunla savaşmam. Duygularım nehir, sana gelirken. Yolda kar var, kimi yerde engelim. Kararlıyım, bir yol bulur geçerim. Hiç olmadı, yaya devam ederim. Duygularım nehir, sana gelirken. Bu kış günü…
Sandım ki, Demirden dökülmüş Bedenleri taşıdık. Sisli, yanık günlerde Kendi kendimizi dağladık.…

Anne sütü, bir bebeğin yaşamının ilk aylarında ihtiyaç duyduğu tüm besin öğelerini…
Aslında hayatın geneli için düstur edinilesi bir bakış açısı değil mi? ‘‘Neden…
Bir avuç pide kokusu, bir ömür hasret... Kiminin masası dopdolu, kimininki tekdüze.…
Hayatın temeli olarak pek çok unsuru sayabiliriz. İnanç ve disiplin bir araya…
Akıl sahibi insanın matematikten anlayabilmesi adına yıllarca dirsek çürütmesi; buna rağmen bir…
Benim çektiğim hasret yetti; Bu sevdanın çilesi ona kalsın. Bu hasretle tükendi…
Başımıza gelecekleri seçemeyiz, ama bakış açımızı seçebiliriz... Bak şimdi... Ben bu cümleyi…
Soğuğu geldi Ankara'nın. Yüzünde ayaz bir esinti, Titrek bir kirpiğin Tek damlalık…
Sevgili okuyucular, bugün tasavvuf okyanusunun büyük değerlerinden Yunus Emre’nin, “Hiç kimse bilmez bizi, biz ne iş içindeyiz” mısraını kabımın elverdiği ölçüde değerlendirmeye çalışacağım. İnsanın kendini tanıması, hayatı boyunca tam anlamıyla…



Hesabınıza giriş yapın