Vesile Olmak: Kaderin Sessiz Yolculuğunda İnsan Olabilmenin Hakikati

Müsaadenize sığınarak birkaç soruyla başlamak isterim. Hayatınız boyunca hiç bir insanın mutluluğuna vesile oldunuz mu? Bir gönlün yeniden umutla yeşermesine, bir yüreğin karanlıktan aydınlığa çıkmasına, bir insanın yüzünde beliren tebessüme sebep oldunuz mu? Kendi huzurunuzdan, kendi rahatınızdan, kendi beklentilerinizden vazgeçerek bir başkasının huzuruna katkı sunabildiniz mi? Bir kırgınlığın onarılmasına, dağılmak üzere olan bir yuvanın yeniden ayağa kalkmasına, adaletin yerini bulmasına,…

Güzel Olmak

Güzel olmak, her şeyden önce sakin olmaktır. Sessizdir; kimseyi rahatsız etmeden, incitmeden var olabilmektir. Güzel olmak, hayata ve hakikate şahit olmak gibidir. Görünen her şeyi, tam da göründüğü yalınlığıyla kabul edebilme olgunluğudur. Güzel olmak şeffaftır, nettir. İçi neyse dışı da odur. Derin bir samimiyet barındırdığı için de kendisini savunmaya ihtiyaç duymaz. Zira hakiki güzellik, varlığını ispatlama telaşı taşımaz. Oysa savunma…

Göksel İdeal ile Yersel Hakikat Arasında: İnsan Olma Sanatı

İnsan, hayatı boyunca iki kutup arasında gidip gelen bitimsiz bir dengenin peşindedir. Ayaklarımızın bastığı zemindeki varoluş ve zihnimizin süzüldüğü göklerdeki vizyon. Yeryüzü; çalışma azmini, somut gerçeklerle yüzleşmeyi, mücadeleyi ve Stoacıların dikkat çektiği o yalın, kaçınılmaz ihtiyaçları temsil eder. Gökyüzü ise arzularımızın, ütopik ideallerimizin, düşlerimizin ve sınır tanımayan vizyonumuzun evidir. Ancak insanı en çok yoran yanılsama, göğü ararken yeryüzüne sırt çevirmek…

Yalnızlık ve Zaman

Zaman, insanın en sadık ama en acımasız yol arkadaşıdır. Sessizce gelir, sessizce geçer. Ne bir selam verir ne bir veda. Ama her geçişinde bir şey alır senden. Bazen bir gülüşünü, bazen bir dostunu, bazen de kendini. Ve sen, fark etmeden eksilirsin. Eksildikçe büyürsün sanırsın, ama aslında küçülürsün. Çünkü zaman, insanı büyütmez; sadece törpüler. Yalnızlık ise zamanın gölgesidir. Zaman geçtikçe büyür,…

El Gibisin

Sanma unuturum dünyada seni. Bil ki yakacaktır ahım sineni. Diriltmek olur mu kalpte öleni? Sen artık gözümde bir el gibisin. Sanki mabedimdin kıblegahımdın. İnancımı yıkan son günahımdın. Sevmek ibadetse sen dergahımdın. Sen artık gözümde bir el gibisin. Gözlerimden yaşlar süzülüp aksa, Hasretin kalbimi kor gibi yaksa, Feryadım yükselip semaya çıksa, Sen artık gözümde bir el gibisin. Sebepsiz terk ettin sen…

- Sponsor -
Ad imageAd image

Editör'ün Seçtikleri

Kilit Kapandığı An

Bilirsiniz… İnsan bazen hatta çoğu zaman, ki itiraf edeyim: özellikle kaçacak bir…

Hava Durumu
27°C
Bursa
açık
27° _ 27°
44%
3 km/h
Sal
30 °C
Çar
31 °C
Per
36 °C
Cum
35 °C
Cts
34 °C

Sosyal Medya

Kategorileri Keşfet

Edebiyat

332 İçerik

Kitap & Dergi

99 İçerik

Günlük

25 İçerik

Yaşam

781 İçerik

Yemek & Mutfak

10 İçerik

İş ve Meslek

57 İçerik

Çeşitli Bilgiler

49 İçerik

Hey, Gökyüzüne Bak!

Bazı değişimler istatistiklerle ölçülmez. Bir ülkenin kaderindeki değişimi bazen fabrikalarında, laboratuvarlarında ya…

Aşk Gerçek Gücünde Değerlidir

Uzmanlık alanım olan insan kaynaklı bir konuyu ele almak istiyorum. Aşkın gerçek…

Nevbahar Baydar Avşar

Mum Gibi

Günden güne eriyor, Çile, hüzün deriyor, Umutsuzluk seriyor, Mum gibi yanar kalbim.…

Bazen Kan Bağı Gerekmez

Kız kardeş demek, yalnızca aynı anne babadan dünyaya gelmek değildir. Kız kardeş…

Kalbin Yazıları – Kalbin Hafızası

İnsan, unutmayı çoğu zaman zihnin yaşanmışlıkları geri plana attığı bir iş sanır.…

Yanıklı Şiir

Şimdi hangi rüzgarın ardında salınayım, Ne yana savurayım aklar düşmüş saçlarımı? Kapkara…

Ses Tonunun Renkleri

Her ses kendi içinde bir renk taşır. Her ton bir hikâye anlatır.…

Kalori Saymadan Kilo Vermek Mümkün mü?

Kilo vermeye karar verdiğimizde aklımıza gelen ilk şeylerden biri genellikle kaloriler oluyor.…

Nurseda Aysan
Yazar Olun!
Web sitemizde aylık yazılarınızın yayımlanmasını istiyorsanız bizimle iletişime geçin.

Haftanın Çok Okunanları

Gerçek Olmanın Vakti Geldi

Yıllardır “mış gibi” yaşıyoruz. Mutluymuş gibi, iyiymiş gibi, her şey yolundaymış gibi… Toplum olarak rollerin, beklentilerin, etiketlerin ardına saklanıyoruz. Gülümsemek zorundaymışız gibi, güçlü görünmek mecburiyetindeymişiz gibi, kırılmak, yorulmak, ağlamak yasakmış…

Nagihan Özel