Ayın En Sevilenleri
- Hızlı Linkler
- Bugün Eklenenler
- Tüm İçerikler
- Okuma Listesi
Bazı sabahlar, gece boyunca konuşmuş bir zihnin yorgunluğuyla uyanıyorum. Gözlerimi açıyorum; bedenim dinlenmiş gibi ama zihnim öyle değil. Sanki ben uyurken bir şeyler anlatılmış, tartışılmış, hatta karara bağlanmış gibi. Ne söylendiğini tam olarak hatırlamıyorum; sadece geriye kalan bir ağırlık var. Açıklayamadığım bir yorgunluk. Bir şeylere geç kalmışım hissi. Beni yoran, rüyaların kendisi değil; uyanıklığa taşınan izler. Gün içinde sebepsiz bir…
Çiçeklerle süslü bir mezarlığın Üstünde kargalar uçuşuyor… Bir telaş her yanı sarmış. Bayram günü işte, mevsim baharmış. Mahalleden geçerken bomboş bir sokak, Dilinde dualar, ahlar, geç kalmışlıklar… Bayram sabahı cebinde harçlığı olmayan, Libası eskimiş bir çocuktan beter; Zihnini kaplamış delice keder! Kime anlatmışsa derdini, “bende de var” cevapları… Bu çukurda kim toplamış sevapları? Çiçeklerle süslü bir mezarlığın Üstünde kargalar uçuşuyor……
Bahçede çam ağaçları vardı; hep yeşil, hep aynı. Dikenleri sessizce toprağı tutar, rüzgar estiğinde bile kimliklerinden ödün vermezlerdi. Aralarında tek başına duran elma ağacı ise her mevsim değişirdi. Bu yüzden yabancı sayılırdı. İlkbaharda çiçek açtığında çamlar ona bakmazdı. Beyaz yapraklarını, arılara verdiği sözü görmezden gelirlerdi. Yaz geldiğinde meyve verdi; bahçedeki tek meyve. Çocuklar çamların altından geçip onun gölgesinde durdu ama…
Mübarek günlerin içinden hızlıca geçiyoruz. Menzilde on bir ayın sultanı bekliyor bizleri. Hayat telaşesiyle karışıyor Ramazan heyecanı. Evlerimizi, iç dünyalarımızı bu mübarek aya hazırlamaya çalışırken yaşam türlü yüzlerini bize göstermeye devam ediyor. Mübarek ayların manevi atmosferi herkese aynı ölçüde sirayet etmiyor malesef. Yüreğimiz dayanmadığı için görmekten, duymaktan kaçındığımız olaylara şahit olmaya devam ediyoruz. Gencecik yaşında kendi canına kıyanlar, eşlerinin hayatını…
Hayatımızı birçok döngünün beraberinde şekillendirmeye çalıştığımız bir zamanda yaşıyoruz. Belirsizlik dediğimizde zaman bize rehberlik yapmayı bırakmış, sade sürüklenen et ve kemik gibi hissediyoruz. Süreçler bize emanet bir mayın gibi, ruhumuzu kaçıran cinsten ve bu yüzden bir yol beraberinde doğru hissiyatı getirmezse yarım kalıyor. Suyun suskunluğu, suda yansımamızla koşarken her şeyin başladığı o anda kilitlenmişiz. Peki ya “belli belirsizlik” dediğimiz nedir?…
Sahi, o küçücük ayakkabılara ne oldu? İçine sadece minik ayakların değil, dünyaların…

İnsan kalbi, bazen iki duygu arasında ince bir ipte yürür: Empati ve…
Günümüz dünyasında çıplaklık, özgürlüğün neredeyse zorunlu bir sembolü hâline geldi. Sosyal medyanın…
Stres Nedir? Stres, insanın çevresel ya da içsel bir talebi, kendi başa…
Alice Harikalar Diyarı’na geç kalmadı; geç kalan hep tavşandı. Alice yalnızca tavşanlı…
Ey İnsan, çoğu zaman var olduğunu tartışmasız bir hakikat olarak kabul edersin.…
Zamanın çarkı dişlerimi söküyor bir kerpeten gibi, Gökyüzü sırtıma biniyor sanki bir…
Herkese selamlar sevgili dostlar. Yazıma tereddütle başlıyorum. Çünkü fikirlerime şiddetle karşı çıkanlar…
Bazen yazamazsın… Hokka dökülür, mürekkebin tükenir, kalemin kırılır. Zihnin kilitlenir; kelimeler kapının…
Bizler sadece etten kemikten yaratılmadık. Eti kemiği saran bir ruh, duygularımızı barındırdığımız bir kalp, evrenin sonsuz boyutunu düşünen bir akla sahibiz. Evet evren diyorum! Oysaki bizler yaşadığımız alan ve çevreye…



Hesabınıza giriş yapın