Dünyayı nasıl algıladığınıza dönüp bir bakmanızı istiyorum. Yaşamı, çevreyi, belki insanlığı, sistemleri nasıl algıladığınızı bir önünüze koyun. Sizin için mutlak doğru olan bir durumun, bir başkası için kabul edilemez olduğu durumlar muhakkak olmuştur. Size çok yanlış gelen bir yargının, aslında başka biri için bir yaşayış şekli ya da yadsınamaz bir zorunluluk olduğu zamanlar da olmuştur. İnsan olarak değil, daha bütün…
İnsan, hayatı boyunca sürekli umut içinde yaşar. Hem İslam’da da ümitsizlik, bizler için iman zayıflığıdır. Her ne olursa olsun, ümit etmek insan için en berrak çıkış yoludur. İnsan için ümit = tevekküldür. Bu yüzden sürekli dilimizde dua, aklımızda hayal ve hedeflerimizle yaşarız. Kafamızda bunu kodlar, ona göre yol çizeriz. Her defasında farklı yollara sapar, farklı insanlarla hayatımızı düzene sokmaya çalışırız.…
İyilik saf bir yerden çıkar derler. Ama iyilik, o saflığın içerisinde çoğu zaman sınır bilmez. Sınır bilmeyen her şey gibi, o da bazen şekil değiştirir; merhemken yük olur. Bu dünyada iyilik bir kapı gibidir. Açtığında içeri giren yalnızca minnet olmaz. Beraberinde beklentiler, varsayımlar ve yazılmamış görev tanımları da süzülür içeri. Sen sadece kapıyı açtığını sanırsın; oysa fark etmeden bir sözleşmeye…
Bir kere çıkacaksın bu merdivenleri. Bir kere gülecek sana hayat. Bir kere açacaksın gözlerini dünyaya. Bir kere misafir olacaksın vatan topraklarına. Bir kere ne yaşıyorsun? Ne yaşadıysan bir kere. Yaşam bir kere, yaşamak bir kere. Başka sen yok, başka dünya yok, başka evren yok. Başka dünyalarda aynı duygular, aynı hisler yok. Şu gülüşünden başka gülüşün yok. Şu sevgiden başka sevgin…
Son dönemlerde enerji, spritüel, evrenin yasası cümlelerini bol bol duyuyoruz. Hepsinin bir açılımı ve insani değerler adına faydaları olduğunu görüyoruz. Bir diğer sıkça kullanılan tabir ve konu karmadır. Karma; birine yaptığın yanlış, doğru her neyse, ayna olarak seni bulacağını anlatır. — Üzdün mü? Üzülürsün… — Kırdın mı? Kırılırsın… — Ağlattın mı? Ağlarsın gibi gibi… Karma spritüel tabirdir. Maneviyatta ise ilahi…
Her gelişim dönemi gibi ergenlik döneminin de psikolojik gelişim sürecinde kendine has…

Bugün size, az bilinen, kurgu bakımından oldukça sağlam birkaç dizi önerisinde bulunacağım.…
Son günlerde fark ettiğim bir şey var. Yazmaya meraklı insan sayısı, okumaya…
Sevgili Hayrendiş yazarları, değerli Hayrendiş ekibi ve pek muhterem okuyucularım, Öncelikle yeni…
Çok güzel bakıyor gözlerin, Gözümde canlanıyor tüm anılar. Sonrası düş doluyor sözlerin,…
Kendini sevmek ile kendine tapınmak arasındaki fark çoğu zaman alkışın sesinde gizlidir.…
Aralık ayının son günlerindeyiz. Soğuk havada güzel bir yürüyüş yapmış, eve dönüyorum.…
Nikos Kazancakis’in Zorba’sı, ilk bakışta hayata dair bir özgürlük övgüsü gibi okunur.…
Hiç de hoşnut değildi aslına halinden. Göl ses etmedi için için gidişine…
Hayatın bazı gerçekleri var ne yaparsak yapalım değiştiremediğimiz... Bunların başında yaşadığımız ev yani sahip olduğumuz aile geliyor. Bunları kendimiz seçemiyoruz. Allah bize lûtfediyor ve biz kaderimize razı olmakla mükellefiz. Ya…



Hesabınıza giriş yapın