Ayın En Sevilenleri
- Hızlı Linkler
- Bugün Eklenenler
- Tüm İçerikler
- Okuma Listesi
Zorlu bir dehlizden geçen ruhlar için yemek artık yalnızca bir ihtiyaç olmaktan çıkmıştır; o, boğazda düğümlenen, hazımsızlığa uğrayan duyguların ta kendisidir. Beden, yaşananlara karşı öylesine güçlü bir tepki verir ki, iştahsızlık sadece “az yeme”nin basit bir sonucu değil; zihnin taşıyamadığı ağırlığı dürüstçe dışa vuran en keskin sinyaldir. Dışarıdan bakıldığında göze çarpan tek şey bir zayıflık olabilir; oysa içeride, çözümlenemeyen, susturulan…
Boykot, ilk bakışta ekonomik bir tercih gibi görünse de özünde ahlâkî ve doğal bir tavırdır. Sözlük anlamıyla bir kişi, kurum ya da ülkenin ürün ve hizmetlerini bilinçli olarak satın almama ve kullanmama eylemi olarak tanımlanan boykot; tarihsel süreçte yalnızca ekonomik bir yaptırım değil, aynı zamanda bir kimlik beyanı ve irade inşası olarak tezahür etmiştir. Bu bağlamda boykot, pasif bir geri…
“Hoş geldin” sözü, gelenin sevildiğini, varlığının gönülde bir sevinç uyandırdığını anlatan sıcak bir karşılamadır. Aslında bu söz, “Sen geldin, ben de mutlu oldum.” demenin en zarif hâlidir. Yıllar birbirini kovalarken, on iki ayın içindeki mübarek Ramazan, bu koşuya en hızlı katılan zaman gibi gelir bana. Daha dün gibi… Geçen yıl teravih namazlarına yetişmeye çalıştığım akşamları hatırlıyorum. Yatsı ezanı okunurken bazen…
Hepimiz acımızı başka sanırız. Yahut bu kadarı ancak hikâye olur diye düşünür, bizim başımıza gelmez deriz. Oysa yüzyıllar boyu insanlığın başına hep benzer şeyler gelmiştir. Mitolojik hikâyelerde tanrıların, tanrıçaların; dinlerde peygamberlerin hikâyeleri ve hatta milletlerin tarihsel süreçleri bile benzerdir. Sonra bir şey olur; olmaz sandığımız, bizi bulmaz sandığımız karanlık oturur hayatımızın tam ortasına. Azrail’in soğukluğu sarar odayı. Sıra henüz bizde…
Sana bir şey anlatmak istiyorum. Belki de kendime itiraf edemediğim bir şeyi… Aşkın içinde saklı olan korkuyu. İnsan âşık olduğunda genelde mutluluktan bahseder. Kalp çarpıntısından, heyecandan, gözlerin parlamasından… Ama kimse aşkın karanlık tarafını yeterince konuşmaz: Kaybetme korkusunu, onsuz kalma ihtimalinin insanın içini nasıl yavaş yavaş kemirdiğini. Birini hayatının merkezine koyduğunda, fark etmeden onun varlığını bir ihtiyaç haline getiriyorsun. Önce “olsun”…
Ey gönül, Bazı çaylar konuşmaz, sadece bekler. Beklemek bazen içilmekten daha uzun…

Beğeni ve onay almak, çok gösterilmeyen lâkin hep istenen, ille de beklenen…
Bir zamanlar, dağların eteğinde şirin bir köy vardı. Çevresini yemyeşil ağaçlar kuşatmış.…
Sabahları gözümüzü açar açmaz dünyaya değil, ekrana bakıyoruz. Parmaklarımız, henüz zihnimiz uyanmadan…
Yokluğunla otuz günü doldurdun, Ayrılık olmaz demiştin, oldurdun, Yüreğimde açan gülü soldurdun,…
Merhaba sayın okur, nasılsınız, iyi misiniz? Bir süredir görüşemiyoruz, umarım iyisinizdir. Sizlere…
Kalp bazen susarak konuşur, duymak cesaret ister. İnsan sevinince, sevilince, sanki içindeki…
Bazı insanlar hayatımıza yavaşça girer. Önce bir selam olur, sonra bir tebessüm,…
Değer görmek, değer vermek, insanların fıtratından gelen bir özelliktir. Peki, değerli olmanın…
İnsanın ağzından çıkan sözler, tıpkı bir bıçak gibi kesicidir. Söylendiği anda kontrolümüzden çıkar ve geri döndürülemez hale gelir. Özellikle sevdiğimiz insanlardan gelen sözler, kalbimizi derinlemesine yaralayabilir. Çünkü en yakınımızdaki insanlar,…



Hesabınıza giriş yapın