Bu mübarek Miraç kandilinde yorgunum
Filistin’de zulüm var, dayanamıyorum
Gökyüzü açıldı bir kez,
Peygamber yürüdü
Ben ise burada dizlerimin üstünde çöktüm
Yıldızlar şahit, ay utançla eğildi
Çocukların çığlığı göğe yükseldi
Bir yanda sidretü’l-müntehâ, nurdan merdiven
Öte yanda enkaz, kan ve gözyaşı gecesi Ya Rabbi,
Bu kandil gecesi dualar ağırlaştı
Her secdede bir taş parçası taşıdım
Gazze’den Yorgunum, çok yorgunum
Ama bırakamam, bırakırsam
O çocukların gözleri kapanır içimde
Miraç’ın yolcusu, ümmetin garibi
Bize de bir kapı arala Rabbim
Şu zulmün karanlığına, şu acının soğuğuna
Dualarımız yaralı kuşlar gibi
Kanatları kırık, yine de uçmaya çalışıyor
Bu gece gökyüzüne bakıp ağlıyorum
Hem özlemden, hem çaresizlikten
Hem de hâlâ ümit ettiğimden
Filistin susmaz, biz de susmayalım
Yorgun olsak da, dizlerimiz tutmasa da
Kalbimizle, gözyaşımızla, inancımızla
Ulaştır bizi ona… Ya Rabbi,
Bu mübarek gecede ümmetine merhamet et
Mazlumun ahını zalimin saltanatına değdirme
Ve bize sabır ver, güç ver
Dayanamıyoruz çünkü çok seviyoruz…
Göğsümde bir taş, boğazımda düğüm,
Sidre’ye çıkan yolun nuru sönük gibi,
Ama yine de yükseliyor içimden bir inilti,
“Ya Rabbi!” diye yırtılıyor sessizliğim.
O gece Burak’ın kanatları gökyüzünü yırttı,
Senin ümmetin ise burada kanla yırtılıyor,
Bir çocuk elinde taş, bir anne kucağında toz,
Ve ben…
Ben sadece dua edebiliyorum,
Utanıyorum.
Yorgunum,
Çünkü her seher aynı acıyı yeniden doğuruyorum,
Her kandil aynı yaranın üstüne tuz ekiyorum,
Ama bırakamıyorum da…
Bırakırsam o yavruların gözleri kapanır içimde,
Bırakırsam zulüm kazanmış olur,
Bırakırsam Rabbime “yeter” demiş olurum.
Bu gece göğe bakıyorum,
Ay yine aynı ay,
Ama ışığı yaralı,
Sanki Gazze’nin gözyaşından kırılmış bir ayna gibi.
Ya Rabbi,
Sen ki habibine “korkma” dedin,
Bize de bir damla cesaret ver,
Korkak dualarımız var, biliyoruz,
Ama sevgimiz korkusuz,
Sevgimiz yaralı, ama dimdik ayakta.
Filistin susarsa dünya sağır olur,
Biz susarsak vicdanlar kör olur,
O yüzden yorgun da olsak,
Dizlerimiz titrerken bile,
Kalbimizle secdeye varıyoruz hâlâ.
Bu kandil,
Nurunu mazlumun ahına borçlu,
Dualarımızı senin rahmetine emanet eyledik,
Al onları,
Yırtık kanatlı kuşlar gibi uçsunlar arşına
Ve bir gün…
Bir gün o kuşlar geri dönsün,
Ama bu sefer kanatlarında özgürlük,
Gagalarında adalet,
Gözlerinde çocuk gülüşleri taşıyarak…
Yorgunum ama vazgeçmedim,
Dayanamıyorum ama dayanacağım,
Çünkü senin peygamberinin ümmetiyim,
Çünkü aşk böyle bir şey…
Yorar, yakar,
Ama asla söndürmez.
Allah mazlumun gözyaşını boşa çıkarmasın…
Ve bize,
Bu acıya rağmen,
Hâlâ ümit edebilecek kadar büyük bir kalp ver Allah’ım.
Âmin.
















