Oluru olmazsa, oluru olmayan olsun. Çünkü Rabbim, her şeyin hayırlısını verir. İnsan bazen çok ister. Tüm kalbiyle, tüm duasıyla, ümidiyle tüm sabrıyla. Olmasını diler, olursa tamamlanacağını o an sanır. Ama bilmez ki, bazen tamam sandığı şey, aslında eksikliğin ta kendisidir. Ve bazen eksik kalan, insanı tamamlar. Hayat, her zaman bizim planladığımız gibi akmaz. Çünkü biz sonucu biliriz, ama hikmetini bilmeyiz.
Oysa Rabbimiz, hem sonucu hem sebebi bilir. Biz “neden olmadı” diye içimizi yerken, O “çünkü daha iyisini hazırlıyorum” der, sessizce. Ama biz o sesi, çoğu zaman acının gürültüsünden duyamayız. Oluru olmazsa, oluru olmayan olsun. Çünkü bazen olmayacak bir şeyin peşinden gitmek, koşmak, zamanı boşa harcamak olacak olanı elbette kaçırmaktır. Bazen bir kapı kapanır, çünkü ardındaki oda karanlıktır. Ama biz o kapının tokmağında kalırız, ısrarla çalarız, açılmadıkça kırılırız. Oysa belki de o kapının açılmaması, bize verilmiş en büyük merhamettir.
İnsan, kalbiyle ister. Ama kalp bazen acelecidir. Görmek ister, bilmek ister, hemen olsun ister. Oysa Rabbim, zamanın sahibidir. Ve bazen “olmayan” şey, aslında bizi koruyan şeydir. Bu yüzden razıyım. Olmadıysa, vardır bir sebebi. Olmayacaksa, vardır bir hayır. Ve ben, o hayrı göremesem de, ona güvenmeyi seçerim. Çünkü Rabbim, kalbimden geçenleri bilir, ama bana gerekeni verir. Oluru olmazsa, oluru olmayan olsun. Çünkü ben artık biliyorum: Her şeyin en doğrusunu ben değil, O bilir. Ve O’nun vermediği hiçbir şey, gerçekten benim değildir, vesselam.
















