Eminim, “Bu da nereden çıktı?” diye düşünüp bu satırları okumaya başladınız. Hemen açıklıyorum.
Çok değil, beş yıl öncesine kadar en büyük sorunumuz üretilen eser telif hakları, alıntıların çalınması ve TDK kurallarına uyma diye dertlenirken şimdi yeni bir düşmanımız var.
Yapay zekâ…
Şimdilerde ne okusam ne seyretsem “Acaba yapay zekâ mı?” diye düşünmeden edemiyorum. Bir de bunun beni ilgilendiren önemli bir tarafı var. Mesela yeni bir kitap yayımladığımızda bu sefer okuyucu, “Acaba yapay zekâya mı yazdırdı?” diyor.
Hayır efendim, kitaplarımda, makalelerimde her bir kelime benim yarım asırlık yaşanmışlıklarımdan oluşmakta.
Bizim nesil, emeğin tadını bilen belki de son nesildir.
Neden kendimi bu zevkten mahrum bırakayım, söyler misiniz?
Son zamanlarda dikkat ettiniz mi? Sanatın her dalında bir nostalji rüzgârı esiyor. İlginç bir şekilde her şeye mesafeli duran gençler bile artık eski şarkıları dinliyor, eski filmleri izliyor.
Neden olduğunu hiç düşündünüz mü? Bu, cevapsız, retorik bir soruydu. Merak etmeyin, ben sizin yerinize düşündüm.
Nedeni şu: Biliyorlar ki o işlerin arkasında gerçek bir emek var. Günahıyla sevabıyla insan emeği.
Yeşil ekranların olmadığı günlerde kurulan devasa platoların pek çoğu hâlâ ayakta duruyor. Her yıl binlerce insan yapılan o işle bağ kurabilmek için yalnız ya da ailesiyle birlikte o stüdyoları, mekânları geziyor.
Yine yıllar önce yapılan müziklerde duyduğunuz her bir enstrümanın teline, tuşuna ya da derisine vuran gerçek eller var.
İşte böyle bir zevkten mahrum kalmak bence aptallık.
Bu ayki makalemde, hayatım boyunca edindiğim ilkelerim gereği doğal yoldan oluşan bu manifestoyu tarihe not düşmek adına kaleme aldım.
Size söz veriyorum. Elim kalem tuttukça, gözlerim gördükçe ve en önemlisi nefes aldığım sürece kendi yapmam gereken bir işi yapay zekâya yaptırmayacağım.
Ancak bu, ondan faydalanmayacağım anlamına gelmesin.
Nasıl daktilo, kalem, internet ve imla kılavuzu bir araç olarak işimize yarıyorsa yapay zekâ da aynısını yapabilir.
Bir düşünün. Evet, bu sefer gerçekten düşünün…
Eğer yapay zekâ sizin yerinize beyin fırtınası yapmaya başlarsa o zaman araç kim olmuş olur?
Esen kalın dostlar…
















