Dijital çağın ışıldayan ekranları ve bu cihazların çocukları adeta hapseden cazibesi yadsınamaz bir gerçek. Peki, ebeveynlerin en çok şikayet ettiği bu durumdan kurtulmanın yolları var mı? Elbette var; ancak bu, çocuktan ziyade ebeveyn için sabır, kararlılık ve ciddi bir mesai gerektiren bir yolculuktur. “Mesai” diyorum çünkü bu süreç gerçek bir emek ister. Kitap okuma alışkanlığı bebeklikten itibaren geliştirilebilen bir eylemdir; ancak bu dönemi kaçırmış olmak, her şey için geç kaldığınız anlamına gelmez.
Uzman Önerileri ve Ekran Kısıtlaması
İlk adım olarak ekran kısıtlamasına gidilmesi gerektiği bir gerçek. Bu konuda uzmanların önerdiği pek çok farklı yaklaşım olsa da hepsinin birleştiği nokta şudur: Kısıtlamanın kararlı ve tutarlı bir şekilde uygulanması. Bu yolculukta öfke patlamaları, “Sıkıldım!” serzenişleri ve dirençle karşılaşabilirsiniz. Süreç zorlayıcı olabilir ama asla imkansız değildir.
“Hadi Oku” Demeyin, Rol Model Olun
Kitap okumaya geçişte en büyük hata, çocuğun eline kitabı verip “Hadi git odanda oku” demektir. Burada altın bir kural vardır: Çocuklar sizin ne söylediğinize değil, ne yaptığınıza bakar. Siz çocuğunuza kitap okumasını söyleyip elinize telefonunuzu alırsanız, o evdeki asıl model “ekran” olur. Birlikte kitap okuma saatleri oluşturmak, hem aranızdaki bağı güçlendirir hem de sağlam bir rutin oluşturmanın en etkili yoludur.
Hayal Gücünü Tetikleyen Yöntemler
Çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun, ona sesli kitap okumak ve onu hikayenin içine çekmek çok kıymetlidir. Okuma sırasında şu sorularla etkileşim kurun:
- “Sence karakter burada ne hissetti?”
- “Sen onun yerinde olsaydın ne yapardın?”
- “Sence bir sonraki sayfada bizi ne bekliyor?”
Okul öncesi dönemdeyseniz; sesli, hareketli ve üç boyutlu kitaplar kullanabilir; boyama, kesme-yapıştırma gibi etkinliklerle süreci eğlenceli hale getirebilirsiniz. En önemlisi, çocuğun hayal gücüne saygı duyun. Çocuğunuz kitaptaki fili farklı bir renge boyamak istiyorsa ona alan açın, dünyasına ortak olun.
Uyku Ritüelleri ve Güvenli Alan
Yatmadan önce oluşturulacak sakinleştirici ritüeller, çocuğu uykuya huzurla hazırlar. Kitapla uykuya geçiş yapmak, çocukta güvenli bir alan algısı meydana getirir. Birlikte kitapçılara gidip kendi kitabını seçmesine izin vermek, bu bağı kuvvetlendirir. Unutmayın, okumayı bir zorunluluk veya inatlaşma haline getirmek çocukta ters tepki oluşturacaktır.
Teknolojiyi Köprü Olarak Kullanmak ve 9 Yaş Faktörü
Ekranı bazen pozitif bir aracıya dönüştürebilirsiniz. Sesli kitaplar, animasyonlu e-kitaplar veya online kitap kulüpleri, çocuğun sosyalleşerek okuma alışkanlığı kazanmasını sağlar. Bir kitabın filmini birlikte izlemek de merak uyandırıcı olabilir.
Özellikle 9 yaş ve üzeri çocuklar macera ve heyecan dolu kurgulara yönelir. Onlara “klasik” eserleri dayatmak yerine, ilgi alanlarına hitap eden sürükleyici kitaplara yönelmelerini desteklemek, kalıcı bir okuma alışkanlığının kapısını açacaktır.
“Bugün ekranları bir kenara bırakıp sadece 15 dakika birlikte okumaya ne dersiniz? Belki de o küçük kıvılcım bugün çakılacaktır…



















Kaleminize sağlık