Eşpedal, en basit tanımıyla iki kişinin aynı bisiklet üzerinde aynı anda sürebildiği bir bisiklet çeşidi. İki kişilik bisikletin doğru anlamı “Tandem Bisiklet”, halk arasında eşpedallı bisiklet deniliyormuş. Tandemler, iki kişinin aynı anda pedal çevirerek sürdüğü bisikletlerdir. Tandem, genellikle çiftler, aile üyeleri veya arkadaşlar tarafından birlikte eğlenceli bir aktivite olarak kullanılır. Ayrıca tandemler, engelli kişilerin bisiklete binmesini kolaylaştıran erişilebilir bir seçenek olarak kullanılabilir.
Önemli olan, önde oturan kişinin arkada oturanı iyi ve bilinçli bir şekilde yönlendirmesidir. Özellikle arkada görme engelli biri oturuyorsa, sadece pedal eşliği değil, aynı zamanda onun için de “göz” olmalıdır. İki sürücünün pedalları aynı krank sistemine bağlıdır. Pedallar senkron (eş zamanlı) döner. Ön sürücü yön verir, arka sürücü sadece pedallar. Önde oturana kaptan, arkada oturana stoker denir.
Sürmesi zor mu?
- İlk kalkış biraz alıştırma ister.
- İletişim çok önemli, “kalkıyorum” ya da “fren” gibi.
- Bir kaç sürüşten sonra rahatlama her iki taraf için de geçerli.
Kimler için uygun?
- Çiftler
- Ebeveyn ve çocuk
- Görme engelli bireyler, önde gören kaptanla
- Uzun yol ve tur sevenler
Çok sık etrafımda tandem bisiklet görmüyorum. Üç yıl içinde iki defa denk geldim. İlk seferinde merakla izledim. Bir seferinde bisiklet turuna karı koca beraber geldiler. Eşi bisiklete binemediği için kocası kaptan olup onu getirmişti. Arkada oturan sürmeyi bilmiyordu ama talimatları dikkatle dinliyordu. Ben de merakla yanlarında onları izliyordum.
Zaman zaman üçümüz sohbet ede ede gittik. Ben, kendimce, kadının bisiklete binmeyi bilmiyor oluşunu düşünmedim de, herhalde uzun turda kendine güvenemiyor sanmıştım. Kocası da desteğe geliyor herhalde. Ama sohbet ede ede giderken “ben binmeyi bilmiyorum” demesin mi? O kadar şaşırdım ki. Karşımda sürüyordu oysa, bana göre. Demek ki dengeyi kocası sağlıyordu. 1-2-3 deyince başlıyorlardı sürmeye. Kaptan freni de kontrol ediyordu. “Yavaşlıyoruz” dediğinde arkadaki pedal çevirmiyordu.
İkinci sefer gördüm eş pedallı ya da nam-ı diğer tandem bisikleti, beni çok etkiledi. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda bisikletçilere en sağdaki şerit verildi. Ve hep beraber kutlamalara katılmak üzere Bostanlı’dan Konak ve hatta Üçkuyular’a kadar gidilecekti. Böylece körfez turu da yapılıyor olacaktı. Bayraklarımızla ve günün anlam ve önemini içeren tişörtlerimizle yola çıktık. Marşlar dinleyerek ilerliyoruz.
Konak’a geldiğimizde asfalt yoldan bisiklet yoluna geçildi. Herkes heyecanla geçerken ben bir su molası verdim. Hem de yol asfalt gibi değil, daha dar olacağı için yan yana gidemeyecektik. Kimler daha acemi, kimler daha iyi diye inceliyordum. Ön ve arkadakini iyi seçmek gerekiyor.
Derken eşpedal bisiklet geldi, tandem yani. İkisine de başımla selam verdim ama arkadakinin görme engelli olduğunu bir iki saniye sonra fark ettim. Önce arkadaki bindi. Öndeki kaptan da bindi. Biraz yan duruyorlardı, komut geldi: 1-2-3, başladılar sürmeye. Ben de arkalarına takıldım. Hepimiz birbirimize yakın gidiyorduk. Ben de sohbetlerini dinlemiş olabilirim.
— Nereye geldik?
— Konak’tayız.
— Kalabalık mı?
— Evet, kalabalık ama bisiklet yoluna dikkatsizce çıkan yok henüz.
— Hafif bir rüzgâr var gibi, değil mi?
— Evet, var.
— Martılar mı geçiyor?
— Evet.
(Çocuklar koşuşturuyor, aileleri ile birlikte tören alanına gidiyorlar, Gündoğdu Meydanı.)
— Çocukların elinde bayrak var mı?
— Var var. Annelerinin ellerinden tutuyorlar.
Soluk almadan dinlemek diye bir şey var ya, işte öyle oldum. Biz ne dertleri dert sanıp sorunlarımıza acayip problemlermiş gibi uğraşıp haftaya unutuyoruz. Oysa benim dinlediğim, kulak misafiri olduğum soruların güzelliği, naifliği ve ne kadar çok özlem koktuğu.
O zamandan beri kaç kez daha oradan geçtim. Her seferinde o görme engelli arkadaş aklıma geldi. O anda beni meşgul eden problem her ne ise hemen kafamdan atıp denize, güneşe, martılara ve etrafta koşuşan çocuk var mı diye onun içinden baktım.
* Tandem ile ilgili bilgileri www.bisikletkulubu.com adresinden buldum.
















