Bir parça insan mı?
Şöyle başlayalım mı? İnsan kendini anlatmaya nereden başlar sizce? Adından mı? Yaşından mı? Başına gelenlerden mi… Yoksa başına gelmeyen ama içinde kalan birikintilerden mi?
Biliyor musunuz? Net biri olmak için bazen dağılmak gerekiyor. Sabah başka düşünüp akşam başka hissetmek gibi. Bazen dünyayı kurtaracak gibi hissedip, bazen kolunu kaldıramayacak kadar dermansız kalmak gibi. Aynı beden, aynı yüz ama içeride milyonlarca ruh yaşıyor sanki. Bunları hiçbir zaman kimlik kartımıza yazamayız ve dağıt biraz kendini, sürekli düzenli olamazsın. Mesela ev düzenin belli bir zaman sonra sende hastalığa dönüşebilir; öyle de oluyor zaten. O yüzden içindeki seni biraz serbest bırak, umursama ama dikkatsiz de olma.
Hayatta her şeye sahibiz aslında. Eksik yanlarımız ya fazla güler ya fazla ağlarız, ortası olmaz hiç. Saçma sapan şeylere de çok güleriz. Bu ara trend zaten herkeste bir “iyi değiliz” modeli. Belki de öyleyiz. Evet evet, öyleyiz! Kolay insan öldürür, kolay hırsızlık yapar, kolay iftira atarız. Kendimize yakıştıramadıklarımıza hemen hedef ararız. Dinden bihaber, iman var ama tahtası kırık, vicdan desen yerlerde.
Ya hu, “KİMSİN SEN”? Vücudundaki bir parça olmasa hiçsin sen. Ne bu ahkâmın, nefretin? Ne bu zilletin, aşırı sevgin? Bir denge kuramadın, kuranları da örnek alamadın.
İnsanlar kendi hayatlarına sürekli uzaktan baktıkları için başkalarının hayatlarını hep merak ederler; çünkü kendine eğilmek zor gelir. Ah bir görebilse gerçekleri, elindeki mutluluğu, o zaman ihmalleriyle yüzleşebilir. Kendi sofrasındaki ekmeği saymayan, komşunun tabağındaki lokmayı bereket sanırmış. Elinde olan her şey alışkanlıktan ibaret; her gün görebildiği, her gün dokunabildiği için sıradanlaşır. Ya hu, “KİMSİN SEN”? Kendini görebilmen için sürekli aynaya mı bakman gerekir?
Ah be insanoğlu… Bırak şu arsızlığını. Nereden geldin, nereye gidiyorsun gör artık. Kimliğin dünyada, benliğin ukbada.
Allah bazen musibet, bazen mucize verir,
Hepsi biraz korku, biraz ürpertidir,
Can kaygısı yoksa bedende,
Kendini arama, hepsi göz perdende,
İnsan olarak geldin dünyaya, insan kal bu tende…
Vesselam


















