‘Rabbim benimledir.’ dediğim her an Rabbimi taa içimde, en derinimde hissettiğim günlerden geçtim. Yazıya direkt girmiş gibi oldum değil mi? Ama bence bu yazının ilk cümlesi bu olmalıydı. Çünkü bu yazının temeli buradan geliyor. Gelelim bu özü bu yazıya veren meseleye.
Geçtiğimiz günlerde çok ciddi sorunlar yaşarken bir arkadaşımın, ‘Sen Rabbime güven çünkü ben buna hep inandım ve O da beni hiç bırakmadı; ben her zaman “Rabbim benimle.” diyerek atlattım bütün zorlukları.’ demesiyle başladı her şey.
O gece sabaha kadar dua edip ‘Korkma, Rabbim benimle.’ diyerek uyudum. ‘Korkma, Rabbim benimle. Rabbim, senin şefkat elini hissetmeye ihtiyacım var.’ diyerek sabahı sabah ettim. Gün içerisinde çok zor bir gün geçirdim. Sonrasında hiç beklemediğim bir olay gerçekleşti. Ve bir anda korktuğum şeyin kolaylaştığını ve daha rahat hissettiğimi gördüm, hissettim. Rabbim, sen o kadar büyüksün ve kullarının kalbini en iyi sen tanıyorsun ki mucizenle karşılaşmak benim ruhumu okşadı ve iyileştirdi.
İnsanoğluyuz ve her birimiz her gün binlerce olay yaşayıp dönem dönem birçok sorunla karşılaşıyoruz. Ama bu sorunu ben neden yaşadım, diye düşünemiyoruz. Dimağımız onu algılayamıyor. Ben bu olaydan sonra şunu yaşadım: Rabbimin yaşamamı istediği her olayın bir sebebi var. Bu olaydan sonra ettiğim duaların neticesinde yaşadığım kolaylıktan önce Rabbimin varlığını bu denli içimde hissediyor muydum, emin değilim. Fakat şu an Rabbimin benimle oluşunu yüreğimin en derininde hissediyorum.
Yaşadığımız olaylar bize hep bir şeyler öğretir ve Rabbimin vermek istediği bir mesaj vardır. Çoğu zaman mesajı almakta güçlük çekeriz. Oysaki mesajı net bir şekilde alabilseydik belki de birçok konuda farkındalığımız artacak ve bütün bu yaşadıklarımız hangi sebeplerden başımıza geldi, anlayacaktık. Bazen bizim o anın zorluğu ve bize verdiği korkuyla bunu anlamamız tam da o anda imkânsız olabiliyor. Sakin kalıp dua edip biraz beklemek gerekiyor sanırım. Eskiler önemli bir karar alacakları zaman boşuna ‘Üzerine uyuyalım.’ dememiş. Çünkü sabah aydınlıktır. Her şeye rağmen yeni bir gün başlar. Dünyanın dönmeye devam ettiğini anlamak ve görmek gerekir. Sonra üzerine yattığımız meseleyi tekrar elimize alıp değerlendirmeliyiz.
Çok klişe olacak ama çözümü olmayan sorun yokmuş, sanırım. Bütün sorunları çözmüş gibi yazıyorum, değil mi? Hayır, hayır. Bütün sorunları tabii ki çözmedim. Fakat son yaşadığım olay bana çözülebileceğini hissettirdi. Daha az korku ve daha fazla dua ile çözümün olduğunu hissetmeme sebep oldu.
Biraz da yüklerimizden bahsetmek istiyorum. Bizi biz olmaktan alıkoyan öyle büyük yüklerimiz var ki aslında bizim olmayan ama vicdanımızla bize yüklenen yüklerden bahsediyorum. Unuttuğumuz şey şu ki insanoğluyuz ve bizim kalbimizin de bir taşıma kapasitesi var. Sürekli borçlu hissetmek kadar zor bir duygu yokmuş. Senelerdir anladığım ve değiştiremediğim en büyük duygu buydu. Artık bütün bu yükleri geride bırakmak istiyorum. Çünkü her insan bu dünyaya tek geldi ve herkesin yaradılışı, dünyası, algısı farklı. Herkes yaşadığı dünyayı kendi seçimleri ile şekillendiriyor. Ve benim bütün karmaşık sistemin içinde yapabileceğim bir şey yok. O insanın yükünü omuzlarıma, kalbime yüklemeye hakkım yok. Çünkü neticede bu bedende bana Rabbimin emaneti.
Borçlandırılmış olmak da çok kötü tabii ki. Etrafındaki herkesin seni kendine borçlandırması çok ağır bir duygu. İnsanın altından kalkamayacağı bu duyguların tamamından kendini kurtarması şart. Çünkü diğer türlü daima bir yetişme, yetebilme ve devamında da yetişememe ve yetememe durumu hâsıl oluyor. İnsanın da kendine yapacağı en büyük kötülük sanırım bu oluyor.
İnsan ilişkilerinde artık prensibim şu: İçimden geliyorsa karşılık beklemeden, sadece istediğim için yapmak; istemiyorsam ve mecbur hissediyorsam da yapmamak. Bu her durum, duygu için geçerli. İlla cebinden para çıkacak meselelerden bahsetmiyorum. İçinden gelmeyen hiçbir davranışı yapmamak, hiçbir duyguyu hissetmek için gayret etmemek. Yoluma bu şekilde devam etme kararı aldım. Bütün bunları uygulamaya gayret ediyorum. Çünkü bugüne kadar kendimi zorladığım hiçbir davranışın ve duygunun bana iyi gelmediğinin en büyük şahidi yine ben oldum.
İnsan duyarlı bakıp olayları doğru bir şekilde değerlendirmek isterse değerlendiriyormuş. Son dönemlerde yaşadıklarım bana bunu gösterdi. Ben son dönemlerde yaşadıklarımdan hayatımı daha basit yaşamam gerektiğini, yüklerimden kurtularak özgür hissedebileceğimi, kalbimi yorarak hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi ve Rabbimin daima benimle olduğunu anladım. Vesselam…

















