Tekne orucu, çocukların ilk Ramazan ayında orucu yeni tutmaya başlayan, öğlen esasına kadar devam eden anlamlı ve sabırlı bir süreçtir. Ramazan ayı geldiğinde evleri saran o tatlı telaş en çok da çocukların merak dolu bakışlarında hayat bulur. Bu duyguyu onlara aşılamak ve hissettirmek önemlidir. Mutfaktan gelen mis kokular, sahurun sessiz huzurlu atmosferi ve iftar sofrasındaki o büyük heyecan, okunan Kur’an-ı Kerim, iftar duaları bizim bile geriye dönüp baktığımızda unutamadığımız çocukluğumuzdan bu yana devam eden bir izdir. Gelecek nesille de aynı his ve o ruhani duygunun yaşatılması en güzel süreçtir. Ancak bir çocuk için oruç tutmak sadece aç kalmak değil, büyümenin, sabretmenin ve aile sofrasına ait hissetmenin en güzel yoludur. Çocuk ile birlikte mutfakta vakit geçirip birlikte yemek hazırlamak, onun sevdiği yemeği hazırlamak, sahurda davulcuyu birlikte heyecan ve gözlemleyerek bakıp sofraya oturmak; o yüzden minik kalpleri zorlamadan onları bu manevi atmosfere sevgiyle dahil etmek gerekir.
Ramazan coşkusuna dahil ederek belediyenin kurduğu etkinlik alanlarına birlikte giderek çocuğu etkinliklere dahil etmek, teraviye gitmek ve evin bir köşesini minderler, led ışıklar ve kartondan kestiğiniz yıldız, hilal figürleriyle süsleyin. Burası akşamları birlikte kitap okuduğunuz, namaz kıldığınız veya tekne orucu hikayeleri anlattığınız, Karagöz ve Hacivat gösterisi yaptığınız özel bir alan olsun.
Birlikte iftarda artan yemeklerinizi sokakta ac dolaşan sokak hayvanlarına verin, her gün için küçük bir zarfın içine sürpriz bir not, bir bilmece veya bir şekerleme koyduğunuz bir takvim hazırlayın. İftara kaç gün kaldı sorusu böylece heyecanlı bir oyuna dönüşür. Burada amaç sadece vakit geçirmek değil, bu ayı çocuğun dünyasında en sevilen zaman dilimi haline getirmektir.
Çocuklar için oruç tutmak bir mecburiyetten ziyade bir büyüme ve olgunlaşma evresi olmalıdır. Sadece aç kalmayı değil, kötü söz söylememeyi, yardımlaşmayı, paylaşmayı ve da orucun bir parçası olarak anlatın onlara. Her gün yaptığı bir sabır örneği için bir yıldız verin ki bayramda bu yıldızların toplamı özel bir hediyeye dönüşsün. Onları sahura kaldırmak en büyük ödüllerden biridir. Gecenin sessiz vaktinde herkes uyurken ayakta olmak kendilerini çok özel hissettirir. Uykusu bölünmesin diye düşünmeyin, sahurun manevi havasını solumasına izin verin. Unutmayın, bir çocuğun damağında kalan orucun açlığı değil, o açlığı beklerken ailesiyle paylaştığı sevginin ve güvenin sıcaklığıdır.

















