Yakınlık çoğu insan için güven ve bağlılıkla ilişkilidir. Bağ derinleştikçe kişi, ilişkinin devamlılığı içinde kendini daha güvende ve huzurlu hisseder. Ancak bazı bireyler için süreç çok daha farklıdır. Yakınlık arttıkça huzur değil, kaygı artar. Bu kişiler de güven hissi tam olarak yerleşmediği için ilişkinin devamlılığı sürekli sorgulanır.
İlişkideki küçük mesafeler, beklenenden daha çok duygusal tepki meydana getirir. Mesajın geç gelmesi, partnerin yalnız kalmak istemesi ya da ses tonundaki küçük bir değişim bu kişiler için güçlü bir kaybetme korkusuna neden olabilmektedir.
Bu döngünün temelinde çoğu zaman terk edilme şeması bulunur. Terk edilme şeması, erken dönem bağlanma deneyimleri sonucunda gelişir. Çocuklukta, bakım verenin tutarsız ya da duygusal olarak ulaşılmaz olması, çocuğun bağ kurduğu kişiye dair güven duygusunun gelişmesini engeller. Çocuk için bu süreç duygusal hafızaya kaydedilmiş bir deneyim olarak yer edinir.
Yetişkinlikte ise partner sadece bir eş değildir, kişi için güvenin ve duygusal yakınlığın karşılık bulduğu en temel kişidir. Bu nedenle yaşanılan en küçük mesafe, geçmişteki kayıp ya da belirsizlik deneyimini tetikleyebilir. Tepki bugünkü duruma ait gibi görünse de derinliğini geçmişten alır. Kişinin bu süreci ayırt edemediğinde yaşadığı panik tamamen gerçek ve kontrolsüz hissedilir.
Terk edilme şeması genellikle iki şekilde ortaya çıkar. Bazı kişilerde aşırı tutunma, bazılarında ise geri çekilme davranışı olarak kendini gösterir. Kimi ilişkiyi kontrol ederek, kimi ise üzülmemek için mesafe koyarak güvende kalmaya çalışır. Yöntemler farklı gibi görünse de iki durum içinde amaç kaybı önlemektir.
Bu şemanın merkezinde çoğu zaman kırılgan bir öz değer bulunur. Ayrılık ihtimali yalnızca bir ilişki kaybı değil, yeterince iyi değilim inancına bağlıdır. Bu nedenle terk edilme korkusu, yalnız kalma korkusundan daha derindir.
Terapötik süreçte en önemli adım, tetiklenme anında geçmiş ile bugünü ayırt edebiliyor olmaktır. Şu an hissettiğim yoğunluk mevcut durumla mı ilgili, yoksa eski bir deneyimi mi hatırladım sorusu, kişinin düzenleme kapasitesini artırır. Farkındalık geliştikçe endişe azalır, ilişki üzerindeki kontrol ihtiyacı zayıflar.
Terk edilme şeması iyileştiğinde kişi ne ilişkiye aşırı tutunur ne de ilişkiden kaçar. Yakınlığı tehdit olarak değil, güvenli bir temas olarak yaşayabilir.
















