Her eylemin eşit ve zıt bir tepkisi vardır. (Isaac Newton)
Hayatta hepimizin başına olaylar gelmektedir. Hayat, içerisinde yaşadığımız olaylarla bir bütündür. Olaylara verdiğimiz veya vermediğimiz tepkilere durum deriz. Kimimiz olaylara karşı tepki vererek yaşanan durumları dramatize eder, kimi nötr bakış açısıyla olayları yorumlar, kimi negatif, kimi pozitif düşünebilir. İşte bu durumlara baktığımız bakış açısı, çocukluktan şimdiye dek edindiğimiz bilinçli ve bilinçsiz öğrenmeler vasıtasıyla edinilir.
Yaşanan olaylara tepki vermek, yani reaksiyon göstermek yerine göre iyidir, yerine göre kötüdür; objektif olarak değerlendirmememiz gerekmektedir. Fakat insanlar subjektif varlıklardır; içgüdü, eylem ve tepki koruma kimliği ile bağdaştırılabilir. Tepki göstereceğimiz yerde tepki göstermezsek, içimize atabiliriz ve bu durumlar içimizde birikerek bir anda patlama gerçekleştirebilir; sonuçlarına katlanırız. Bu yüzden stres ile başa çıkmak, içimize atmamak, iletişime açık olmak ve yerine göre edilgen değil, etken olmak önemlidir.
Derin analizler sonucunda teorik bilgiler, tezlerde bulunan test, anket ve deneylerle kanıtlanır; ama esas olan anlaşılabilmektir. Sizleri burada detay bilgilerle boğmak istemem; yerine göre detay bilgi verilebilir. Burada “her eylemin bir tepkisi vardır” sözüne binaen, gerçekleştirilen her eylemin bir sonucunun olacağını; sonuçsuz bile olsa, sonuçsuz olmanın da bir sonuç olduğunu söyleyebiliriz.
Eylemde olmak, bir kişinin hareket ettiğinin veya işin fiilen yapıldığının göstergesi olabilir. Süregelen olaylara ve yaşanan durumlara olumlu bakmak, hayata olan bakış açımızla ilişkili olabilir. Olumlu olmanın etkileri görünür olduğu gibi, olumsuz olmanın etkileri de görünürdür. Bu yüzden öz-kontrolümüzün bilincinde olmak, kendimizi yaşanan veya yaşanılabilecek durumlar karşısında kontrol etmek önemlidir. Öngörü faktöründen dolayı olaylar tam olarak tahmin edilemez; fakat ön yargılarımız ve yaşantı biçimimiz, olayları yorumlamamızda ve bakış açımızın oluşmasında etkilidir.
Elbette konulara ve olaylara değişik bakış açılarından bakmak, başka bir deyişle farklı perspektiflerden bakmak, süregelen olaylarda ve gelecekte oluşabilecek durumlarda fark oluşturabilir. Bilmediğimiz konularda uzmanlardan destek almak, aynı olaya başka perspektiflerden bakmamıza yardımcı olabilir. Bu durumların hepsi insanoğlu için alınması gereken derslerdendir. Hayat boyu öğrenmeyi hedeflemek, kendi gelişimimizde süregelen veya gelişen olaylarda bakış açımızın gelişmesi için önemlidir.
Öğrenmeye açık olmak, kendimize bilgiler katmak ve beynimizin sağlığını korumak önemlidir. Ek olarak, beynimizin canlı kalmasında özellikle sudoku çözmek önemli gelişimsel etkinliklerden biridir. Japon asıllı olan sudokuyu çözmek, beyinde yeni nöral yollar oluşturmasına yardımcı olabilir ve beyin hafızası ile problem çözme yetenekleri için önemli bir role sahiptir.



















