Ramazan boyunca beslenme düzeninin ve yaşam şeklimizin değişmesi sonucu bayram ve bayram sonrasında vücudumuz bu değişime ayak uydurmaya çalışırken yorulabilir. Bunun yanında ani iştah artışları, kilo alma problemleri ve ödem oluşabilir. Bu problemlerin önüne geçmek için hazırladığım birkaç maddeye bakalım:
- Kendinize düzenli bir ara/ana öğün saati belirleyin: Ramazan boyunca oluşan iftar/sahur düzeninin değişmesi ve beslenme saatlerinin yeniden düzenlenmesi hem kan şekeri dengesizliğini önleyecektir hem de normal beslenme düzenine geçişinizi kolaylaştıracaktır. Öğünler arasında mesafeyi yavaş yavaş azaltabilir ve uzun açlık sürelerini önleyebilirsiniz.
- Ramazan boyunca oluşan su tüketim dengesizliğinin önüne geçin: Uzun süreli susuzluk sonrası su tüketiminin gün içine dağılması, başta bağırsak ve midemizin rahatlaması konusunda önemlidir. Burada birden su tüketimi artışı değil de yavaş yavaş artış yapılabilir. Tüketim sürecinde de birden ve büyük miktarlarda su tüketimi yerine zamana bölerek tüketmek, vücudun suyu kullanması ve gereksinimleri yerine getirmesi açısından daha doğrudur. Ramazanda sekteye uğrayan günlük en az 2-2,5 litre su tüketimine bu şekilde ulaşılmış olur.
- İkramlık tüketimini sınırlayın: Bayramın ve bayram sonrasının en can alıcı kısmı ikramlıklar… Bu konuda özellikle irademizle savaşıyor ya da savaşacak olabiliriz; fakat uzun süreli açlığa alışmış vücut ve mide sağlığımız için ikramlar, içecekler ve aşırı öğün tüketimlerinden kaçınmalıyız. Her çeşitten azar azar tüketebilir ya da belirlediğimiz birkaç çeşitten yine belirlenen miktarlarda tüketilebilir; fakat bu konuda özellikle aşırı tatlı, aşırı asitli içecek veya kahve tüketiminden de kaçınmak gerekir. Çay/kahve tüketimleri gün içinde 3-4 bardak çay ve en fazla iki fincan kahve şeklinde belirlenirse daha sağlıklı olacaktır.
- ‘Küçük porsiyon’ bakış açısı oluşturun: Porsiyonlamaları kendiniz yapmaya özen gösterin. Burada misafir olduğunuz ev sahibi ya da bir başkasının tabak hazırlaması yerine kendi tabağınızı hazırlamak ya da porsiyon kontrolü için belli bir miktar seçmek, hem psikolojik olarak tokluk bilincini tetikleyecek hem de daha dengeli bir tabak hazırlamanıza yardımcı olacaktır.
Bu maddelere uyum sürecinde sağlıklı beslenmeye adım atmış ve sürece dengeli bir şekilde başlamış oluruz. Unutmayalım ki önemli olan kısa süreli ve sürdürülemeyen diyet programı değil, sürdürülebilir ve yaşam şekli haline getirilen bir beslenme programıdır.

















