Takvim yapraklarını koparıp bakıp,
Seyrine doymadan geçiyor zaman,
Gidince geriye sevdiklerini bırakıp,
Yüzüstü bırakır nazını çektiğin dünyan.
Geçip gideni zannetme baharmış,
Her düşen yaprak bir yaşamı saklarmış,
Sorsan gökteki buluta derdini,
Yağan yağmur içindeki hüznü atarmış.
Bu gönül kaç kez yaralar aldı,
Her alınan yara bedeni yıprattı,
Ne bilsin ki Mecnun ile Leyla’yı,
Sevmeyen anlamaz kara sevdayı.
Kırılmış bir dalın gülü gibi yorgunum,
Uzak durun benden, hayattan soğudum,
Acıma uzansa bir el, kopar düşerim,
Yarama ilaç, halden anlayan isterim.
Özlem sanır çoğu, halbuki bir heves,
Umurunda değildir, alır mı ki rahat nefes?
Gündüz gece dua eder illa kavuşmak için,
İşte sevme böyledir, olur senin tek derdin.

















