Zamanın İçinde İnsan
“Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare, geniş bir anın Parçalanmaz akışında.” (A. Hamdi Tanpınar) Çoğu zaman o akışa bırakır kendini insan ya da bırakmak zorunda kalır. Gümüş rengi…
Doğu’da Çocuk Olmak
Doğu’da çocuk olmak, coğrafyanın sertliğiyle insanın sıcaklığı arasında kurulan o ince dengede büyümektir. Şehirli bir çocuğun hayal etmekte zorlanacağı kadar zor, ama bir o kadar da gerçek bir çocukluktur bu.…
En Yüksek Frekans: Özgünlüğün Bilimsel ve Ruhsal Gerçeği
Artık hepimiz şunu biliyoruz: İnsan sadece etten ve kemikten oluşan biyolojik bir varlık değildir. Hücrelerimiz elektriksel sinyallerle çalışır, beynimiz elektromanyetik dalgalar üretir, kalbimizin ritmi ölçülebilir bir titreşim alanı oluşturur. Modern…
Konuşmanın Gücü
Hiç düşündünüz mü; bazen ağzımızdan çıkan tek bir kelimenin bile bir insanın hayatını nasıl etkileyip değiştirebileceğini? Yani sizin sözlerinizin, karşınızdaki kişinin kaderinde nasıl bir iz bırakabileceğini… Öyle anlar vardır ki,…
Bahar ve Hayatın Yeniden Yeşermesi
Bahar yavaş yavaş gelmeye başlıyor. Cemreler düştü. Her bahar, yeniden uyanan toprak ana gibi, içimizde umutların yeniden yeşerdiği zamanlara geldik. Evet, herkes sır zamanlardan geçiyor. Hayat oldukça zorluyor bizleri. Baharın…
İyileşmek
Her yara Kendi kabuğunu içinde taşır aslında. Kanarken öğretir Sızlarken sabrı fısıldar. Ve her yara Kabuk bağlayabilmek için Bir parça ışığa muhtaçtır. Güneşi görmeyen hiçbir acı İyileşmeyi öğrenemez. Biz Aynı…
Çiçek Bah(çe)si: Aşktan Öte Aşktan Ziyade
Bu aralar ve hatırı sayılır bir zamandır çiçeklerle bir hayli haşır neşirim. Çiçek kültürü üzerine bir kitap yazabilir miydim diye, bugün öyle bir aklıma geldi. Evet, yazabilirdim. Selçuklu, Osmanlı, Beylikler…
Kabızlıkta Kivi Gerçekten Çözüm mü? Mikrobiyotanın Rolü
Kabızlık, modern yaşamın en sıradan ama en inatçı sorunlarından biri. Çoğu zaman çözüm basit bir öneriyle sunuluyor: “Günde iki kivi yiyin.” Gerçekten de kivi, lif içeriği, su oranı ve sindirimi…
Sevmenin Hafifliği
Sevgi yoksa lisân erozyonu mu? Yüreğe değmeden isyana dönüşen beklenti mi? Yoksa hepimiz kimliğini arayan sevgi yoksunları mıyız? Kendi aynamızda kendimizi bile net görmeye cesaret edemeyen, arayış içinde varsayımlar, önyargılar…

























