Günümüz dünyasında hayat çok hızlı akıyor. Durup dinlenmeye, etrafa bakmaya, olayları anlamaya, algılamaya vakit bulunmuyor çoğu zaman. Sabah uyanıp işe gidiyor, bütün gün çalışıp eve dönüyoruz. Evde de akşamın koşturmacası başlıyor. Evli olanlar evin sorumlulukları ve varsa çocuklarla, onların ödevleri ile ilgileniyor ayrıca. Bazı çalışanlar akşamları da eve iş getiriyorlar. Ertesi günü ve belki de tüm ayı planlamak, ön hazırlık yapmak gereken durumlar olabiliyor.
İşte tüm bu telaş içinde insan bazen umudunu kaybedebiliyor. Umudunu kaybetmemenin yolu ise bakış açısından geçiyor. Aynı olaya farklı bakış açısı geliştiren iki kişiden biri, başına gelenlerden kendisine bir ders çıkarıp en azından aynı hatayı bir daha yapmayacağı için mutlu olurken diğeri hem olana bitene çok üzülür hem de “Nasıl böyle bir şey benim başıma geldi?” diye hayıflanır. Yaşadığı kötü bir deneyimde bile iyi bir yan bulabilen kişi ile tamamen umutsuzluğa kapılan kişi aslında aynı olaya farklı yönlerden bakmıştır.
Bununla ilgili çok kullanılan bir tabir vardır: “Bardağın dolu tarafına bakmak.” Yaşanılan her olayın olumlu tarafını görmeye çalışmaktır bu. Yaşanılan her şey, ona hangi yönden bakıldığına göre anlam kazanır. Birisinin “Her şey bitti.” dediğine başka biri “Her şey yeni ve daha da sağlam başlıyor.” diyebilir. Yaşanılan olumsuzluklar böylece olumlu bir bakış açısı ile olumluya dönüştürülebilir. Elimizdekilerin kıymetini bilmek, aslında ne kadar çok şeye sahip olduğumuzu görmek, hangi koşulda olursak olalım memnun olmadığımız koşullarımıza ulaşmak için dua eden ve çabalayan birilerinin olabileceğinin farkında olmak ve elimizdeki imkânlar için şükredebilmek; ulaşmak istediğimiz her şey için çabalamaya devam etmek ve eğer bazı şeyler bizim istediğimiz gibi gitmiyorsa da “Vardır bunda da bir hayır.” deyip olabilecekler için de Allah’a tevekkül edebilmek gerekir.
Olumlu bir bakış açısına sahip olmak başımıza gelenleri görmezden gelmek değildir. Bu, gerçekleri inkâr etmek yerine yaşanan olumsuzlukları düzeltebilmek için çözüm imkânını aramaktır. Karşılaştığımız güçlükleri küçümsemeden onlarla baş edebileceğimize inanabilmektir. Çünkü insanın düşünceleri davranışlarını, davranışları da hayatını şekillendirir.
Yağan yağmura bakan iki kişiden biri yağmurdaki rahmeti ve bereketi görürken diğeri yağmurun getirmesi muhtemel felaketi görür. Hâlbuki ikisi de aynı yağmura bakmaktadır.
Sonuç olarak olumlu bir bakış açısı her şeyi değiştirip güzelleştiremese bile bizim hayatımızı değiştirebilir. Hayat her zaman istediğimiz gibi gitmese de bakış açımız bizim o andan sonra nasıl yaşayacağımızı belirler.
















