“Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.”
(A. Hamdi Tanpınar)
Çoğu zaman o akışa bırakır kendini insan ya da bırakmak zorunda kalır. Gümüş rengi izler bırakır simsiyah saçların arasına. Hayatın içinde nice yaşanmışlıklar ve hikayeler kalır isminin arkasından geriye… Ayşe iyi bir kimseydi, derler yahut çok kibirli; Mehmet çok kurnaz ya da sevimli biri… Önemli olan hayat kargaşasında başkalarının nezdinde nasıl biri olarak anılmak değildir aslında. Önemli olan benlik duygusunu yitirmeden ben olabilmektir. İnsan kendini bulduğu andan itibaren zaman ile kaliteli bir anlaşma yapar. Diyor ya Nietzsche: “Müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli sanıyor.” İşte öyle bir şey… Kendini bulmak, o yahut bu ne der diye yaşamaktan ziyade “Ben kimim?”, “Ne istiyorum?” ve “Hayat amacım ne?” sorularının cevap bulmasıdır. Varsın deli desinler yahut meczup, yahut cimri, yahut eli açık; âşık veya serseri… Ben aslında kimim ki?
Benlik kavramı, kişinin kendine duyduğu özsaygı ile başlar. Kendini tanıma, kişinin yaşamına yön verme sürecinde ona rehberlik eder. Bu noktada kararlı bir duruş, kişisel alanına çok fazla insanın müdahale etmesini engelleyecektir. Bu neticede kişi olayların değil, olaylar onun çevresinde kendini gerçekleştirmeye başlar. Zaman şimdi kişinin sadece saat kadranında seyrettiği sayılardan ibaret olmayacak ve dolayısıyla zamanı kişi kendi yönetecektir.
Mesela kırmaktan çekindiğiniz bir kimseyi düşünün ve size sırf kendi çıkarları için yaptırmak istediği bir meseleyi… O an ona “hayır!” diyemediğiniz o günün sizde bırakacağı maddi yahut manevi izin sizin üzerinizdeki etkisini hayal edin. Şimdi soruyorum size; o gün siz kimin için yaşamış oldunuz? Saat kadranındaki sayıları kendiniz için mi harcamış oldunuz yahut başka birisi için mi? “Mış” gibi yaşamak zamanın içinde ne kazandırdı size? İdeal benlik kavramı içinde olmak istediğiniz kişi misiniz ya da olmanızı istedikleri birisi mi? Kendinizi ne kadar gerçekleştirebildiniz? İçinizdeki tözün dışavurumunu net bir şekilde hayata geçirebildiniz mi? Yoksa bastırılmış duygularınızla hayatınıza yön verilmesine seyirci mi kaldınız?
Belki çok iyi bir şair, oyuncu, mutasavvıf, hatip yahut iyi bir insan olabilirsiniz; ama kendiniz olduğunuz sürece. İyiyi, kötüyü; yanlışı, doğruyu kendi içsel hesaplaşmalarınızla bulabilirsiniz. Seçim sizin…
















