Ben kadınım. Bu cümle bir kimlik değil yalnızca; bir yük listesi, bir direniş tarihi, bir sabır arşivi. Ben kadınım ve hayat bana “taşı” dediği her şeyi sırtıma koydu. Kimi zaman insan, kimi zaman yokluk, kimi zaman suskunluk oldu o yükler. Ama ben düşmedim. Çünkü düşmek lüks; ben hayatta kalmayı öğrendim.
Ben kadınım. Yemek yaparım. Ama sadece karın doyurmam; eksik sevgiyi tamamlarım sofrada. Tencerenin başında beklerken, içimde bekleyen hayalleri de karıştırırım. Yemeğin tuzu fazla olursa susarım, hayatın tuzu fazla olursa da… Çünkü ben her şeyi dengede tutmayı öğrendim; kimse fark etmese bile.
Ben kadınım. Temizlik yaparım. Evi süpürürken içimde biriken kırıkları da süpürürüm. Silinen sadece yerler değildir; bana söylenmiş sert cümleler, görmezden gelinmiş emekler, üstüme yapışmış “yetmez” bakışlarıdır. Ben tertibi severim çünkü dağınıklık bana hep savaş hatırlatır.
Ben kadınım. Tarlada, bahçede çalışırım. Toprakla konuşurum; ellerim çamur olurken kalbim berraklaşır. Toprak beni yargılamaz, ne kadınlığımı ölçer ne gücümü tartar. O sadece emeği tanır. Ben de emeğin kadınıyım zaten.
Ben kadınım. Çocuk bakarım. Bir canın uykusuna kendi uykumu bağışlarım. Ağladığında susturmam, çünkü ben susturularak büyüdüm. Onu korurken kendimi iyileştiririm farkında olmadan. Çünkü bir kadının şefkati, dünyayı onarabilecek tek şeydir.
Ben kadınım. Her şeyi yaparım, çünkü yapmazsam kim yapacak; bunu erken öğrendim. Yorulurum ama vazgeçmem. Ağlarım ama dağılmam. Dizlerim titrer ama ayakta kalırım. Gücüm kaslarımda değil; dayanmaya alışmış ruhumdadır.
Ben kadınım. Üzerime gelen her şeyle kavga etmem. Bazı şeyleri içimden geçirir, bazılarını omzumda taşır, bazılarını zamana bırakırım. Ama hiçbirini beni küçültmesine izin vermem. Çünkü ben küçülmek için doğmadım.
Ben kadınım. Başarmak benim için bir sonuç değil, bir yolculuktur. Her gün yeniden başlarım. Düştüğüm yerden değil, kaldığım yerden devam ederim. En iyisini yaparım, çünkü “idare eder” bana hiç yakışmadı. En güzelini yaparım, çünkü çirkinliğe boyun eğmedim.
Ben kadınım. Güçlü dururum ama bağırmam. Sessizliğim zayıflık sanılır; oysa ben fırtınayı içimde taşırım. Herkes konuşurken ben susarım; ama zamanı geldiğinde tek bir cümlemle tarihe iz bırakırım. Bu bir meydan okuma değil. Bu bir ispat da değil. Bu, var olmanın kendisi. Kimseye borçlu olmadan, kimseden izin almadan, kendim olarak ayakta durmanın adı.
Ben kadınım. Yüklerim var, evet; ama omuzlarım da var. Yorgunluğum var, evet; ama vazgeçişim yok. Ve şunu herkes bilsin: Ben başaran bir kadınım. Çünkü bana “yapamazsın” denilen her yerde ben hayatı yeniden kurdum.


















