İlber Ortaylı (21 Mayıs 1947, Bregenz – 13 Mart 2026, İstanbul), Türk tarihçi, akademisyen ve yazardır. Ortaylı, Türk Tarih Kurumu şeref üyesi, Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyesi, Avrupa İranoloji Cemiyeti ve Avusturya-Türk Bilimler Forumu üyesiydi.
İlber hocanın akademik hayatını anlatmak için uzun uzun yazıp her cümlesini özenle seçmek gerekir. Türkiye’de birkaç kuşağa tarihi gerçekleriyle anlatıp, sevdirmiş bir öğretim üyesi idi. Kitaplarını okurken hiç sıkılmadığım kişilerden biriydi de. Genelde tarih kitaplarını okumak zordur. Bir hikâye okunmaz; kronolojilerle devletlerin, imparatorlukların başında kimler varmış, hangi savaş kimlerle, nerelerde yapılmış, bunları kapsar.
Ama İlber Hoca hem geçmişi hem anı hem de gelecekte yapılması gerekenleri anlatırdı. Her söylediği cümle çok değerli olan, evimizden biriymiş gibiydi.
Sosyal medya kullanmadan sosyal medyada bu kadar ilgi çeken çok kişi de yok. O doğal halleri, esprileri, kahkahaları asla unutulmayacak, çok renkli bir kişilikti.
Kendisini canlı dinlemek nasip oldu bana; internette ne gördüysem aynısı vardı karşımda. Türkiye’nin canlı kütüphanesiydi. Bu ay öyle uzun uzadıya yazmıyorum.
Böyle bir dehayı kaybettiğimiz için üzgünüm, çok üzgünüm. Dilerim geride bıraktığı her eserini tek tek incelemeye vaktim olur ve her seferinde olduğu gibi İlber Hocama hayran kalırım…
Ve İlber hocamın sözleriyle son vermek isterim yazıma:
‘‘Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da. Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz; ama onları değerlendirdiğimiz vakit, gelecek daha emin olur. Hayat ‘‘gemi’’ mi bilmiyorum; ‘‘gemicilik’’ olduğu bir gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz. Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar. Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.’’
İyi ki bu dünyadan ve benim ülkemden geçtin İlber Hocam… Saygıyla, rahmetle ve özlemle anacağım her aklıma düştüğünde…
Ruhun şad olsun, huzurla uyu…





















Amin…Yüreğine sağlık 🍀