Dünyada, yeşilliğin adeta bir labirente dönüştüğü ve ormanların, sanki boyutlar arası bir geçiş kapısı olduğu yer Guatemala’dır. Orta Amerika’da bulunan bu gizemli ülke, her zerresinde kıtanın yerlilerinin nefesini taşımaktadır. Bu ülkede bulunan bitki ve hayvan çeşitliliği, Guatemala’yı başka gizemli bir dünya tarafından dizayn edilmiş bir havaya sokmaktadır. Kuzey ve Güney Amerika’nın kadim esintilerini bünyesinde sentezleyen ve geleceğin rüzgarlarıyla harmanlayan Guatemala, bütün zamanların motiflerini ilmek ilmek içinde taşımaktadır.
Hem Avrupalıların hem yerli kabilelerin hem de dünya dışı varlıkların bir nüfuz alanı ve geçiş sahası konumunda bulunan Guatemala, kadim sırlardan gittikçe uzaklaşan insanlık alemine esrarengiz hazineler sunmaktadır. Bu hazinelerin başında da ‘Maya Hazineleri’ gelmektedir. Mayalardan kalan kalıntılar, evrenin sırlarının saklı olduğu bir kartela mahiyetindedir. Yer bilimi ile gök biliminin sarsılmaz ve girift ilişkisi, Guatemala özelinde gözler önüne serilmektedir. Bu hazinelerin özüne ve evrenin sırrına ulaşmak isteyenler, Guatemala ormanlarında boyutlar arası bir yolculuğa çıkmak mecburiyetindedir.
Guatemala’nın gizemli coğrafyasında ve sonu gelmez ormanlarında yolculuk yaparken antik sırların ve kalıntıların özüne saygı göstermek büyük önem taşımaktadır. Kadim kurallara uyulmadığı takdirde Maya lanetlerine maruz kalmak işten bile değildir. Bilhassa, ağız tüfeklerine sürülmüş ‘kürar’ bitkisinin zehri, kötücül bedenlere ve ruhlara acı verecek içeriktedir. Guatemala’yı salt bir hazine merkezi olarak ele almak yerine, burayı eski öğretiler bakımından bir erginlenme okulu olarak görmek gerekmektedir. Zira burada, yeryüzünün ve gökyüzünün öğretileri berrak zihinlere gösterilmektedir. Netice itibariyle, Guatemala’nın yeşil derinliklerinde erginlenme törenine hazır olanlar, bu ülkeden çıkıp uzay boşluğunda yolculuk yapmakla eş değer bir hissiyat içerisine girebilirler.

















