Ne demek kezb? Riyayı hepiniz biliyorsunuz kelime olarak yani. Hayatımızın her alanında bizi bizden soyutlayan, bizi kendi özbenliğimizden ayırıp farklılaştıran bir kötülüktür riya. Peki kezb ne demek?
Kuran’da bile geçer bu kelime. Özellikle Rahman Sûresinde nakarat gibi tekrar eder yüce Çalab. Kezb, yalan demek Arapçada. Yalan söylemek demek. Bir şeyi olduğu gibi değil de başka türlü söylemek, kandırmak, kısaca sahtecilik yapmaktır.
Peki neden bu başlığı attım yazıma? Çünkü hepimizin her yerinden cerâhat gibi, irin gibi yalan ve riyâ akıyor. Beni bilen bilir. Yazılarımı okuyan bilir. Ben de pembe yalanlar, sahte güzellikler, tatlı tatlı kelimelerle süslü yalanlar pek olmaz. Çünkü ben gerçekçiyim. Olanı olduğu gibi söylerim. Kimseden de çekinmem. Evet, maalesef her yerimiz riyâ ve yalan olmuş. Kusura bakarsanız da bakın. Bu yüzden hiç bir işimiz rast gitmiyor. Gidiyormuş gibi yapıyoruz. Mış gibi yapmaktan sahte kişilikler türedi. Sahtecilik aldı başını, dağlar tepeler aştı. Hakikat yapayalnız kaldı. Doğruluk uykuya geçti.
Neden bu kadar karamsarım peki? Onu da açıklayacağım. Karamsar olmamda bana hak vereceksiniz umarım.
Etrafıma bakıyorum. İnsanlara bakıyorum. Etrafımda o kadar çok reklam var ki, görseniz hepsi çok iyi, hepsi çok başarılı, hepsi harika, hepsi faydalı işler yapıyor. Hepiniz çok iyiyseniz neden ülkemiz bu halde? Herkes işinde harikalar yaratıyorsa neden hala bu haldeyiz? Neden insanlar bu kadar kötü?
Mesela bir yardım vakfını düşünün. Türkiye’de binlerce dernek var. Hepsi o kadar çok yardım ediyor ki, reklamlarına,
videolarına baksanız zannedersiniz ki Türkiye’de bir tane fakir kalmadı. Ne yardımlar, ne yardımlar…
Görseniz dünyanın en merhametli, en yardımsever insanları ya da derneği, vakfı onlar. Herkes onları bilmeli. Onları görmeli. Onları pohpohlamalı. Alkış tutmalı yaptıkları şey için.
Ne videolar, ne reklamlar. Bir görseniz uçuyorlar, kaçıyorlar, yanıyorlar fakirler için. Hakikat böyle mi peki? Koca bir hayır. Kameralar önünde sergilenen o tiyatro ne güzel. Bir de siz kameranın arkasını görün. Asıl samimiyet orada. Hakikat orada. Gerçekler orada. Kamera gelince bize bir şeyler oluyor.
Çünkü bilinmek istiyoruz. Çünkü insanlar görsün istiyoruz bizi. Kamera bizi süslüyor. Maksat yardım etmek değil, insanların gözünde bilinmek. Reklam yapmak. Samimiyetsiz hareketler kervanına katılanlar çok; hakikat, elde var sıfır.
Gelelim diğer konuya. Bu en sevdiğim konu. Özellikle (a)sosyal medyada çok görüyorum. Dindar (Dini dar) gençler arasında çok güzel bir moda var. Yarış yapıyorlar bu konuda birbirleriyle. Ben sene sonunda en iyi fotoğrafı seçeceğim.
Böyle yerde seccade, üstünde tesbih, loş bir ışık, arkada dini bir fon müziği, ortam uhrevî ve en önemlisi filmimizin baş kahramanı seccadesinde dua eder şekilde fotoğraf atıyor. Kameranın açısı gayet iyi. Görseniz aman ya rabbi… Ne dua ediyor! Neler konuşuyor rabbiyle. Allah ile ne dertleşiyor. Tesbihi önünde, az önce çekmiş, bitirmiş tesbihatını belli. Şuan dua zamanı. Ellerini açmış, ağlıyor ya da içine akıtıyor gözyaşlarını. Biz orayı göremiyoruz. Kameranın açısı biraz yandan ama ben takılırım böyle şeylere. Bazıları az açıyor, bazıları böyle kollarını da açıyor. Reklamın büyüğü işte. Daha çok etkilesin fotoğraf diye şey, pardon, daha çok versin diye
Allah.
Bir de kucağında Kuranı Kerim olanlar görürsünüz ya da siz de mi onlardansınız, yoksa? Öldüğünde galiba bu fotoğraflar kanıt olacak öbür tarafta, bilemeyiz. Somut deliller. Allah’ın delile ihtiyacı var zannediyor galiba kendince.
Son noktayı koyayım tam olsun. Bu gözler teheccüd namazını paylaşan kişileri bile gördü. Nafile namaz fotoğrafı paylaşmak daha sevap. Farz namazları fotoğraflamak o kadar sevap değil. Nafile olunca 2x oluyor sevaplar. Ekstra puan.
Bu yazıyı yazarken benim ilk defa midem bulandı. Enteresan olacak ama inşallah sizin de bulanmıştır. Çünkü hepiniz, hepimiz riyakarız ve yaptığımız hiç bir iş, hiç bir eylemimiz işte bu sebepten rast gitmiyor, hayırlı olmuyor. Çünkü desinler diye yapıyoruz. Çünkü nefsimiz öyle istiyor. Çünkü riyakarız. Hepimiz riyakarız.
İyi geceler…
Vesselam…
















