Hayatı anlamak neden bu kadar zorlaştı? Bilemiyorum!
Toplumda saygısını yitiren, neyi neden yaptığını bilmeyen bir nesil olduğu gibi; amacı olmayan, boş safsata ile gününü ve yaşamını geçiren bir hayat var.
Yaşamın her anında hayatı izliyorum. İletişim kurmak zor olsa da konuşuyorum. Güzel bir sohbet beklerken! Karşımda neyi neden yaptığını bilmeyen, davranışı ile insanı kendinden soğutan kişiler oluyor. İstisnalar her zaman olacaktır elbette. Ama karşındaki insan sana bir adım attığında sen ona karşı saygısızlık yapamazsın. Nezaketen ve usulca o yerden ayrılırsın.
Edep ne güzel bir davranıştır. İletişimi küfre çeviren insanları gördükçe içim parçalanır, o kişinin yaptığı davranıştan dolayı üzülürüm. İki kelam etmekten aciz, her konuyu, her sorunu küfür ile bastıracağını; zihninde ve kalbinde küfür barındırdığı için iletişimi böyle çözeceğini sanır.
Hayretle, bazen sosyal medyada, bazen görsel basında, bazen de yaşamda gördüklerimiz bizi düşündürür. Neler oluyor böyle? Nasıl bir vicdan var? Soruları arasında oturup birbirimizle hasbihal ederiz. Sonuç değişmez… Kendini eğitemeyen, eğitmek için uğraş vermeyen, tek taraflı düşünüp uygulayan bir hayat görürüz.
Eğitim, yaşamın her alanında var olan, insanı cehaletten uzaklaştıran, ileriyi görmeyi, güzeli seçmeyi, yaşantısına artı bir puan katmayı, nasıl ve nerede iletişimini güçlendireceğini gösterir. Eğitim, sadece okulda görülen ders ya da ailede gördüklerin değildir! Yeni bir şeyler üretmek, keşfetmek, yeni bilgiler edinmek ve yaşantına uyarlamaktır. Kendini her zaman yenilemeli insan. Her gün aynı yolda yürümek değil! Farklı yollardan yürürsen yenilikleri görebilirsin.
Kendini güçlendirmenin, toplumda saygın bir insan olmanın, iletişimden geçtiğini unutmamak gerekir.
Saygınlık görmek istersen, önce kendine saygı göster.
Kendine saygı duymayan bir insan, başkasına saygı duyamaz…
















