Mücevher istemeyen kadını anlamak zordur.
Mücevher istemeyen kadın Allah bir, Muhammed (s.a.v.) hak der; boyun eğmez âlemi cihana. Haktan gelene eyvallah der, Allah’ın rızasını düstur edinir.
Mücevher istemeyen kadın başında fuları, kolunun altında Âmâk-ı Hayal, cebinde üç beş şiir, derman arar. Arayan Mevla’sını bulur deyu aramaktan vazgeçmez. Bilir, Mevla’sı onu sahipsiz bırakmaz.
Mücevher istemeyen kadın salihlerle olmak ister. Sohbet ehli olanların sohbetinden feyz almak ister. Ahde vefa der, ahde vefa dilenir.
Mücevher istemeyen kadın susmanın edebine inanır. Sükût eder, konuşması gerektiği yerde cümle olur, lisan olur; Hak bilir, Hak söyler. Dokuz köyden kovulsa, dokuzunda doğru sözü meclisten âlâ duyurmak ister.
Mücevher istemeyen kadın sebatın peşinden gider. Desinler peşinden gitmez. Varsın niceler bilmesin, niceler bire yenik düşer.
Mücevher istemeyen kadın rastladığı her cami avlusuna bir çift ayakkabı bırakır. Secdeye varır alnı, aminler biriktirir semaya.
Mücevher istemeyen kadın nerede bir mazlum görse duaya uzanır elleri. Avuçlarına iliştirir en Şâfi, en Mağfiret cümleleri. Kalem tutar elleri, ses olur, sesi olur mazlumun.
Mücevher istemeyen kadın atadan miras kalan kitapları çeyizi bilir. Öğrenmek, okumak ister. O on beş kuruşa alınan kitaplar saklar, kitap ayracı biriktirir. Çiçek koyar sayfaların arasına.
Mücevher istemeyen kadın insanların kalbine dokunur, çocukların başını okşar, iyilik ister, anlamak… anlaşılmak ister.
Mücevher istemeyen kadın kendi ayaklarının üstünde durur. Aza kanaat eder, çoktan az, azdan çok yetinmesini bilir.
Mücevher istemeyen kadın denizi sever, martıları sever, dalgaları ve gece mavisini… Denize nazır şiirler biriktirir.
Mücevher istemeyen kadın dua niyetine papatya ister. Sabahın kuşluk vakti, öğlenin ortası, akşamın azizliğinde papatyadan bir taç ister.
Mücevher istemeyen kadın Hz. Hatice’nin kalbinden ister. Efendimizin (s.a.v.) “gözbebeğim” dediği Hz. Âişe’nin sevdasından, Hz. Fâtıma’nın cesaretinden nemalanmak ister.
Mücevher istemeyen kadın bir dava uğruna yaşamak ister. Ön saflarda bayrağı taşımak ister. Haykırmak ister dünyaya… Bir vatan uğruna, bir hilal uğruna canını canana terk eder, şehadet ister.
Mücevher istemeyen kadını anlamak zordur!
Onu anlamak istersen eğer mürekkep yutacak, dert dinleyecek, dertten geçeceksin. Kitap sayfaları arasında seyri sefer edecek, şiir dinleyip, şairane okuyacaksın.

















