Aşk hırkası; yünden değil;
Anlayış, güven, şefkatten ve samimiyetten dokunur…
Giyen bilir sırrını,
Görünmez ilmeklerle dokunmuştur Hak’tan.
Ne pazarda satılır ne de miras kalır,
Bir gönülden ötekine emanet olur.
Kimi bir tebessümde bulur onu,
Kimi bir duada gözyaşıyla yoğurur.
İnsan, nice yol yürür de aradığını bulamaz,
Sonunda aradığını kendi içinde bulur.
Bir kalbi incitmeden geçebilmek şu dünyadan,
En büyük makam, en derin varlıkmış.
Gülün kokusu gülden değil,
Sevdaya düşen nefesten gelir.
Aşk dediğin, “Ben”i eksiltip “Biz”i çoğaltır,
Gönlü gönüle misafir eder.
Bir akşam vakti çöker hüzün,
Eski yaralar usulca konuşur.
Seven, ayrılığı da sever bir yerden sonra;
Çünkü her hasret sevgiliye kavuşmayı doğurur…
Ey gönül, kapını kibirle değil, merhametle aç;
Her geleni Hakk’ın bir selamı bil.
Çünkü aşkın yolu uzak değildir,
İnsan insana vardığında menzil olur yol….

















