Beni tanıyan dostlarım, arkadaşlarım, iç dünyama çekildiğimi gördüklerinde sordukları sorulara yüreğimin sesiyle cevap vermeye çalışıyorum.
Bana soruyorlar, “Nasılsın?”
Onlara diyorum ki: “İyi Değilim, İyi Değilim.”
Filistin’de Mescid-i Aksa Yahudi postalları ile çiğnendiğine şahit olduğum için iyi değilim.
Gazze’de bir baba, bombalarla viran olan evin enkazından un eleğiyle çocuğunun kemiğini aradığına şahit olduğum için iyi değilim.
Filistin’de bir mülteci kampında çadırlar ateşe verilip, çoluk çocuk, kuru odun misali cayır cayır yandıklarına şahit olduğum için iyi değilim.
Altı yaşındaki çocuk, şehit olan annesinin başında, dört yaşındaki küçük kardeşini bir anne şefkatiyle kucaklayarak; “Allah bizimle beraberdir. Üzülme, dik dur.” derken yanan yüreğini, yüreğimde hissettiğim için iyi değilim.
Bana soruyorlar, “Nasılsın?” diyorlar.
Onlara diyorum ki: “İyi Değilim, İyi Değilim.”
Filistin’de, Filistinli bir babanın evladını Siyonist Yahudilerden korumaya çalışırken, Siyonist Yahudilerin keskin kurşunlarıyla evladının alnından vurulmasını yaşayan bir babanın sessiz feryadını hissederken nasıl iyi olabilirim?
Filistinli bir annenin, tüm evladını, eşini, akrabalarını bombalarla parçalanmış vücutlarına şahit olan bir annenin paramparça olmuş yüreğini hissederken nasıl iyi olabilirim?
Atılan bombalar sonucu şehit olan çocuğun vücudunu, poşete sığdıracak kadar paramparça olmuş tenini, belinde taşıyarak bir mezar arayan babanın feryadına şahit olduğum için iyi değilim.
Bana soruyorlar, “Nasılsın?” diyorlar.
Onlara diyorum ki: “İyi Değilim, İyi Değilim.”
Siyonist Yahudilerin, Filistin’deki halka soykırım yaparken susan vicdanları, kör olup görmeyen gözleri, sağırlaşıp duymayan kulakları, insanlık değerlerini kaybetmiş insanları görünce iyi değilim.
Filistin’deki açlıktan inim inim inleyen çocukların feryatlarını görünce iyi değilim.
Siyonist Yahudilerin kurşunları ve bombalarıyla şehit edilen Filistinli insanların cesetlerini yırtıcı kuşlar ve köpeklere yem olarak bırakılmasına şahit olduğum için iyi değilim.
Filistin’de tüm ailesini kaybetmiş, sahipsiz ve kimsesiz kalan çocuğun, bombalarla viraneye dönen şehirde, başıboş bir şekilde nereye gideceğini bilmeyen çocuğu görünce iyi değilim.
Bana soruyorlar, “Nasılsın?” diyorlar.
Onlara diyorum ki: “İyi Değilim, İyi Değilim.”
Filistin’de ümmetin kızlarının namusu Yahudi caniler tarafından kirletilmesine sessiz kalan bir ümmet gördüğüm için iyi değilim.
Küçük çocukların ve kadınların, Yahudi keskin nişancıları tarafından bir av gibi avlanmasına şahit olduğum için iyi değilim.
İsrail hapishanelerinde yapılan işkenceler sonucunda aklını yitiren Filistinli Müslümanlara şahit olduğum için iyi değilim.
Bana soruyorlar, “Nasılsın?” diyorlar.
Onlara diyorum ki: “İyi Değilim, İyi Değilim.”
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” hadisini unutup sadece kendi rahatının bozulmaması için “bana ne!” diyecek duruma geldiklerini gördüğüm için iyi değilim.
Ümmet üzerindeki ölü toprağı bir türlü üzerinden atamayıp, soykırım, zulüm ve işkence altında Müslümanların ölümlerine sessiz kaldıkları için iyi değilim.
Siyonist Yahudiler, Gazze’yi açık hava hapishanesine çevirip, her türlü gıda, ilaç, hayati ihtiyaçların girmemesine ve yavaş yavaş insanların ölmesine neden oldukları için iyi değilim.
İnsanlık değerlerini kaybedip, hayvanlardan daha aşağı olan yaşayan insanları gördükçe iyi değilim.
Bana soruyorlar, “Nasılsın?” diyorlar.
Onlara diyorum ki: “İyi Değilim, İyi Değilim.”
Vicdanlarının sesine kulak vererek hareket eden, vicdanlı, insanlığını kaybetmemiş insanların, soykırıma karşı çıkanların susturulması için her türlü ceza ve engellemeye çalışan yönetimleri gördüğüm için iyi değilim.
Filistin’de peygamber ümmetinin evlatları, bombalar ile bedenleri yeryüzünden gökyüzüne, gökyüzünden yeryüzüne yağmur damlaları gibi yağarken iyi değilim.
Siyonist Yahudilerin Filistin’deki insanlara uyguladığı zulüm, soykırıma karşı sadece izlemekte kaldığım bu vebalin altında kaldığım, hesap gününde onun hesabını veremediğim için iyi değilim.
Bana soruyorlar, “Nasılsın?” diyorlar.
Onlara diyorum ki: “İyi Değilim, İyi Değilim.”
Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle…
















