Oyuncak Hikâyesi serisi (Toy Story), küçüklerin olduğu kadar büyüklerin de ilgisini çeken, Pixar yapımı bir animasyon serisidir. Beş filmden oluşan animasyon serisi, özellikle son filminde günümüzde teknolojinin çocuklar üzerindeki etkisini anlatması bakımından ilgi çekici bir konuyu işliyor. Şimdi seriyi baştan hatırlayalım:
Oyuncak Hikâyesi 1: İlk filmi 1995 yılında Pixar yapımı olarak gösterime girmiştir. Film, ilk uzun metrajlı 3D bilgisayar animasyonudur ve 2005 yılında Kongre Kütüphanesi tarafından ABD Ulusal Film Arşivi’nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir. Filme gelirsek; Woody, Andy Davis adlı bir çocuğa ait olan kovboy bebeğidir. Andy’nin doğum gününde Buzz Lightyear adlı uzay bebeği gelir ve Woody ile aralarında bir rekabet başlar. Ancak bir süre sonra arkadaş olmayı ve birbirlerine güvenmeyi öğrenirler.
Oyuncak Hikâyesi 2: Serinin ikinci filmi 1999 yılında gösterime girmiştir. Filmde Woody’nin bir koleksiyoncu tarafından kaçırılmasıyla birlikte orada tanıştığı Jessie, Bullseye ve Stinky Pete adlı yeni oyuncaklarla tanışırız. Değerli hissetmek mi, sevdiği insanın yanında olmak mı ikilemini yaşayan Woody, müzede sergilenmek yerine Andy’nin yanına dönmeyi tercih eder.
Oyuncak Hikâyesi 3: 2010 yılında gösterime giren serinin üçüncü filminde Andy’nin büyüyüp üniversiteye başlamasıyla birlikte oyuncaklar yanlışlıkla “Sunnyside” adlı kreşe gönderilirler. Büyük bir macera yaşayan oyuncaklar sonunda Andy tarafından Bonnie adlı bir çocuğa verilirler. Andy, son kısımda oyuncaklarını Bonnie’ye verirken aslında çocukluğuna veda eder.
Oyuncak Hikâyesi 4: 2019 yılında vizyona giren serinin dördüncü filminde Woody artık Bonnie’nin oyuncağıdır, ancak bir gün Forky isimli bir oyuncak gelir. Woody bir sadece bir çocuğun oyuncağı olmak zorunda olmadığını fark eder ve Bo Peep ile birlikte kendi yolunu çizmek üzere bir yolculuğa çıkarlar.
Oyuncak Hikâyesi 5: 2026 yılında gösterime giren serinin son filminde oyuncaklar bu sefer teknolojiye karşı mücadele veriyor. Filmde teknolojinin çocukları esir aldığını ve artık oyuncaklarla bile oynamak istemediklerini görüyoruz. Bonnie sekiz yaşına gelmiştir ve hâlâ oyuncaklarla oynadığı için akranları tarafından zorbalığa uğramaktadır. Ailesi, onun sosyalleşmesi için “Lilypad” adında kurbağa temalı bir tablet alır, ancak bu tablet Bonnie’nin daha çok içine kapanmasına ve agresif davranmasına neden olur. Oyuncakların yeni lideri Jessie, bu durumu değiştirmek ister ve tesadüfen kendini Blaze isimli bir kızın evinde bulur. Blaze’in oyuncaklarla oynamayı çok sevdiğini fark eden Jessie, onu Bonnie ile tanıştırmaya karar verir. Filmin sonunda Bonnie ve Blaze arkadaş olurlar.
Serinin beşinci filmini diğerlerinden ayıran özelliği, teknolojinin hayatımızdaki yerini sorgulamasıdır. Özellikle günümüzde çocukların telefon ve tablet bağımlılığına dikkat çekiyor. Oyuncaklarla oynamayı bırakan çocukların hayal gücü de sınırlanmış oluyor. Özellikle Bonnie’nin tabletini bırakıp arkadaşıyla hayal gücünü geliştiren oyunlar oynadığı zaman nasıl mutlu olduğunu görüyoruz. Çevresine uyum sağlamak ve arkadaşları arasında kabul görmek için Lilypad kullandığı zamanlar ise tamamen içine kapanık ve mutsuz olduğunu görüyoruz. Böylece teknolojinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini seyrediyoruz. Oyuncak Hikâyesi serisi, büyümenin zorluklarını anlatıyor. Büyümenin bazen sevdiğin şeylere veda etmek olduğunu, kıskançlık gibi duyguların yerine dostluğun daha değerli olduğunu anlatıyor. Küçükten büyüğe herkese hitap eden animasyon serisini henüz izlemediyseniz bir göz atmanızı öneririm.
















