Bir gün kaybolup gidersin en derinlere, çıkamazsın…
Aslında çıkmak istediğin ama bir yanının sürekli orada kal demesidir uçurumlar. Bazen uçurumun kenarında olmak gerek. Anlamalısın nelere zor tutunmuşsun, nelerden vazgeçmişsin. İnsan en çok da kendine geç kalıyor be. Herkese yetişmeye çalışırken, bir o kadar uzaklaşıyor kendinden. Günler günleri kovalarken, bir başkasının gönlü olsun diye kendi gönlünü kırmışsın. Bir bakmışsın, kimse üzülmesin diye sen üzülmüşsün. Aynanın karşısına geçince anlar insan, kendine nasıl yabancılaştığını. Bakın, en ağır imtihanlardan biri de bu: Kendini kaybetmek ama kimseye belli etmemek.
Peki, ne yapacaksın şimdi? Daha ne kadar sana ait olmayanları yükleneceksin? Daha ne kadar birilerinin seni anlamasını bekleyeceksin? Açık konuşmak istiyorum; kendine gel ve hayata karşı duruşunu sertleştir biraz. Kolay olma, zoru da tutma. Kendine yaptığın haksızlıkların biraz farkında ol. Birinin sana karşı yaptığı haksızlığı günlerce konuşur, içlenirsin de kendini görmezsin.
Yapma! Kendine bu kadar haksızlık etme. Sen de insansın, senin de yorulmaya hakkın var. Her zaman güçlü görünmek zorunda değilsin. Herkesin yükünü sırtlanıp kendi yükünün altında ezilmek zorunda değilsin. Bırak, bazen işler yolunda gitmesin. Bırak, bazen insanlar seni yanlış anlasın. Bırak, birileri senin hakkında ne düşünürse düşünsün. Sen herkese kendini anlatmakla ömür tüketirsen bir bakmışsın, anlatacak ömrün kalmamış.
Bak, şunu da yanlış anlama. Her zorluktan vazgeç demiyorum. Her canın yandığında arkanı dön, her iş sarpa sardığında çek git demiyorum. Tabii ki mücadele edeceğiz. Sevdiğin için uğraşacak, inandığın şeyin arkasında duracaksın, düştüğünde kalkacak ama neyin uğruna mücadele ettiğini bileceksin. Bazen savaşırsın da kazanmayı aklının ucundan geçirmezsin, çekilirsin. Bu da senin kazandığın en büyük zafer olabilir.
Düşünsene, en son kendin için ne yaptın? Sırf sen istedin diye ne yaptın? Ne zaman içinden geldiği gibi güldün? Belki de hatırlamıyorsundur. Bu kadar koşuşturmanın ardında kendini geride bıraktın, değil mi? Canın sağ olsun…
Bak, ne diyeceğim; bir insanın yeniden başlayabilmesi için her şeyi değiştirmesi gerekmiyor. Bazen bir fikrini, bir amacını değiştir yeter. Mesela artık herkese yetişmek zorunda olmadığını kabul etmekle başlayabilirsin. Her gideni geri getiremezsin, her kırılanı tamir edemezsin, belki de her bekleyenle kavuşamayacaksın. Bunlar kolay şeyler değil, biliyorum. İnsanın aklı kabul etmiyorsa bazı şeyleri, kalbine anlatması çok zor olur. Ama her şey ağır ağır, düğümler çözüle çözüle olur. Yeter ki kendine dürüst davran. Her şeyimiz başlı başına bir imtihan değil mi sence?
Son olarak şunu söyleyeyim: Hayat senden hep güçlü olmanı istemiyor. Biraz bırak artık. Her şey kendi yolunda ilerlesin. Arkaya dönüp baktığında keşke dememek için kendine sahip çık. Kendini sev be insan, sev… Öyle herkes gibi değil. Kimsenin görmediği gibi. Vesselam.


















