Nasıl ki yılların mevsimleri var, ömrün de öyle. Ömrümün garip bir mevsimindeyim şimdi. Bir vedâ mevsimidir sürüp gidiyor.
Uzun zamandır yaşadığım şehirden ayrılalı neredeyse bir yıl olacak. Bir süre Bursa’da kaldım, şimdilerde doğduğum topraklardayım.
Vedâ zinciri sadece yaşadığım coğrafyayı değiştirmedi. Beni iyi tanıdığını bildiğim iki yakınım artık yok. Otuz yıllık bir yol arkadaşlığı da vedâ zamanı dedi.
Geçen haftalarda öyle bir şey oldu ki şiiri terk ettim. Otuz yıllık şairlik kalemimi kırıp şiire vedâ ettim.
Canım sırdaşım Mia bu aralar keyifsiz görünüyor, korkuyorum. Bir köpek için ihtiyar kabul edilebilecek bir yaşta artık. Umarım onunla vedâmız daha gecikir.
İnsanın hayatında bu köklü vedâlar neden olur, bilir misiniz? İbnü’l Arabî’de okumuştum. Fütuhat’ta mıydı acaba, şimdi hatırlamıyorum. Tabii okuduktan sonra yıllar içerisinde ben de çokça gözlemledim. Birçok sebebin yanında bir de yeniden dizayn için olur bu vedâlar…
Daha ne gidecekse gitsin de öyle karar vereceğim çok şeye ve öyle karar verilecek çaylar içilirken çınarların gölgesinde. “Çay koy, baştan başlıyoruz.” gibi bir şey mi vardı? Her şey hep başından başlar ki zaten. Ama kalan kıymeti nispetinde diyelim biz yine de. Sonrası için bir şeyler var tahayyülümde, bakalım…
Vedâ mevsimi ya hani, ben de bir omuz vereyim dedim şu işe. Geçenlerde kimi yanlarımla birlikte kimi hatıralarımla da vedâlaştım. Öyle “Hatıran Yeter.” diyenlerden değilim ben. Benim hatıralarım yetinilmeyecek hatıralardır. Hatıra denilen şeyin tanımına falan girmeyelim hiç; boşverin neden, niçin öyle olduğunu ama bazen bugünün yaşananları hatıraları da kirletir, kıymetsizleştirir. Tıpkı otuz yıllık dostla o yaşanmışlıklar gibi. Zaten içinde bulunduğum şu zorlu geçen yaşıma da vedâya az bir şey kaldı. Yenisi ne getirecekse sanki! Öncesiyse roman olurdu, tabii yazmış olsaydım.
Vedâ deyince hemen iki şarkı geldi aklıma. “Yüzüme O Türlü Bakmayacaktın” diyen “Vedâ Busesi” ve bir de Ferdi Baba’dan “Elvedâ Mutluluklar”… Ama bir de yazdığım bir yazının bir yerinde şöyle demiştim: “Son sarılışımızda gözünden de öpmedim oysa ki, hani hiç ayrılık olmasın diye.”
Sözü uzatmayalım, bu mevsimin eni sonu kendinle vedâlaşmak. Yeniden kucaklaşmak için…
Öyleyse elvedâ…
















