Bir şeylere başlamak, adım atmak, heyecanla hayaller kurmak ne kadar güzel bir duygu, ne kadar güzel bir motivasyondur. Başarılan bir iş, verilen emeğin karşılık bulması, ekilen bir bitkinin hayata tutunması…
Bir başlangıç; ne kadar güzel, ne kadar mutluluk verici ise, bitişler ya da ani kayıplar da o denli üzücüdür. Hayat bu işte; içinde her şey var.
Öyle anlar vardır ki, bazen kalmak yerine gitmek gerekir. Mutlu olamadığın bir yerden, ya da ortamdan, ya da bir yürekten…
Söylendiği kadar kolay olmaz çoğu zaman gitmeler. Yaşanan ya da alışılan şeylerden vazgeçmek zordur. Hele ki bir yürekten kopup gitmek, gitmelerin en zorudur. Mutluluktan çok mutsuzluğa dönüşmüş ise birliktelikler, tek çare gitmek olur maalesef. Sevmek yetmez çoğu zaman. İleriyi görmeden, bir şeyleri birlikte inşa etmeden çıkılan yolda, yarım kalır insan.
Çabalamak için emin olmak, güvende hissedeceğin kalpte yol almak ister; en ufak fırtınada yıkılmadan dimdik durmak, tuttuğun eli bırakmadan yürümek önemlidir.
Güven ve saygı olmadan hiçbir ilişki yürümez. Sevgi inceliktir; kırıp dökmeden, incitmeden sevmeyi başarmalıyız. Karşımızdaki insana alan bırakmak, onun sizden önceki hayatına ve kişiliğine saygı duymak gerekir.
Kendine güveni olmayan kişilerin ilk yaptığı eylem, karşısındaki kişiyi manipüle ederek hayatını ve yaşamını değiştirmeye, onu zorlamasıdır ve bunu sevgi adı altında ve sahiplenme duygusuyla yaptıklarını söylerler. Oysa bunun tek açıklaması vardır: kendisindeki eksiklikler! “Ben böyleyim”lerle başlayan ve devam eden cümleler. Her yaptığınız ya da söylediğiniz şeyi kendi kafasına ve doğrularına göre yorumlamalar. Zaman geçtikçe, içinden çıkılmaz hâl alan kafasında kurduğu paranoyalar. Alışkanlık hâline gelen bu tür şeyler, hayatınızı ve geleceğinizi çıkmaza sokar. Ortada hiçbir şey yokken, ardı arkası kesilmeyen çeşitli ve çirkin suçlamalar devam eder.
En mutlu hissettiğiniz bir anda, hiç beklemediğiniz bir tavır tüm hayallerinizi yıkar geçer. Hiç suçunuz olmayan şeylerle suçlanır, yine siz haksız olursunuz. Kısacası, bir şey yapın ya da yapmayın; onun kafasındaki kuruntular gülümsemenizi gözyaşlarına boğar. Kişinin bu davranışları, sizin kişiliğinizi ve saygınlığınızı zedelediği gibi, gereksiz yere ilişkiyi de yorar ve bitirir. Seviyorum der ama sevmeyi beceremez çoğu kişi, bu yüzden. Her zaman kendi kafasında oluşturduğu hikâyelere inanır. Masalınız güzel başlar ama kalp kırıklıkları ile biter.
Güzel başlayan, güzel bitsin isteriz; ama bazen sadece sessizce gider, yaşanılanları anılara gömeriz.

















