Herkese merhaba canlarım. Bu ay sizlere, birçok çocuğun ortak sorunu olan akran zorbalığından bahsedeceğim.
Bazı çocukların kalbi, duyulmaz çığlıklarla doludur. Çünkü akran zorbalığı çoğu zaman dışarıdan görülmez. Fark etmek zor olabilir. Bir çocuğun diğerlerinden farklı olduğu için alay edilmesi, dışlanması ve onu rencide edecek şakalar yapılması kalbinde derin yaralar açar. En acısı da bu durumun yetişkinler tarafından hemen fark edilmemesidir. Zorbalığa uğrayan çocuklar her gün biraz daha içlerine kapanırlar. Gülüşleri eksilir. Hayatla bağlantıları gitgide kopar. Zorbalığı en çok göz yumanlar büyütür. Görüp, duyup ses çıkarmayanlar… Oysa tek bir kelime bir çocuğun dünyasına ışık olabilir: “Yanındayım…”
Zorbalık pek çok şekilde ortaya çıkabilir. Fiziksel zorbalık; itme, vurma, eşyalara zarar verme gibi temas gerektiren şeyleri kapsar. Sözel zorbalık; alay ederek, lakap takarak, aşağılayıcı sözler söyleyerek, yok sayarak ve hakkında dedikodu yaparak olur. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan bir zorbalık türü de sosyal medya zorbalığı, yani siber zorbalıktır. Bu da internet üzerinden hakaret etmek, tehdit etmek ve kişiyi rencide edecek paylaşımlar yapmak olarak bilinir.
Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar büyüdüklerinde özgüven eksikliği, sosyal ilişkilerde zayıflık, hatta depresyon gibi ciddi psikolojik sorunlarla karşılaşırlar. Akran zorbalığının ortaya çıkmasında birçok etken mevcuttur. Aile içi iletişim eksikliği, şiddetin normalleştiği ortamlar, çocuğun kendini ifade edememesi, dikkat çekme isteği, okulda öğretmenlerin zorbalığa duyarsız kalması zorbalığa zemin hazırlar.
İşte bu yüzden zorbalığın önlenmesinde ebeveynlere ve öğretmenlere büyük iş düşüyor. Anneler ve babalar çocuklarına küçük yaştan itibaren farkındalık kazandırmalı; empati kurmayı, sağlıklı iletişim kurmayı, saygı duymayı öğretmeli. Okullarda rehberlik hizmeti aktif olmalı. Çocuklar kendilerini rahatça ifade edebilmeli. Öğretmenler bu konuda kesinlikle duyarsız kalmamalı.
Unutulmamalı ki zorbalık sessizlikten güç alır. Bizler toplum olarak akran zorbalığını görmezden gelmek yerine bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Her bireyin saygı görme, kendini güvende hissetme ve özgürce var olma hakkı vardır. Küçük ve önemsiz gibi görünen bazı şeyler birinin hayatında derin yaralar açabilir. Nazik, anlayışlı ve hoşgörülü olmak hepimizin sorumluluğudur.
Lütfen bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirelim. Getirelim ki her türlü zorbalık son bulsun.
Diliyorum ki yazdıklarım birilerinde farkındalık oluşturmuştur. Akran zorbalığının sona ermesi, hem fiziksel hem zihinsel olarak sağlıklı bireylerin yetişmesi dileğiyle.
Sevgiler…



















Toplumsal bir yara hâlini alan bu soruna temas ettiğiniz için teşekkür ediyorum sevgili yazarım.
Sevgi,iyilik,umut ve başarı daima yoldaşınız olsun.
Teşekkür ederim. 🌷🌿🙂