“Çünkü insan, duyguların duygusudur aslında.”
İnsan hayatının akıl hocası çoğu zaman duygularıdır. Bu duyguların etkisinde kalmama ihtimali oldukça azdır. Çünkü insanın yaratılışı ruhun dinamizmine ortaktır. Bununla birlikte duyguların, tepkilerin öznelleşmiş biçimi olduğunu söylemekte doğru olacaktır. Verilen tepkilerin ise insan hayatına yön verdiği de açık bir şekilde ortadadır.
Hayatımızda bu denli öneme sahip olan duyguların, anlamlandırılması gerekmektedir. Bunun için izlenmesi gereken yolun, kendini tanımadan geçtiği söylenmelidir. Kendini tanımanın ise varoluşun temeline kapı açmakla mümkün olduğu bir gerçektir.
Duygu ve insan eksenine mikro bakışın karmaşık olması oldukça normaldir. Çünkü insan, duyguların duygusudur aslında. Tek bir tip değil, çoğul bir tiptir. Bu çoğulluk durumu, karmaşıklığın asıl sebebidir.
Duyguların inşasında travmatik deneyimlerin ve dopamin salgısını artıran anların yaşanması, aynı insan bedeninde farklı duygusal tepkilere yol açmaktadır. Bu durum insan tabiatı gereğidir ve oldukça ilginçtir. İşte tam bu noktada duyguların yönetimi önem kazanmaktadır. Farkındalık realitesinde hüküm süren, algı biçimini saydamlaştıran ve varoluşun temeline kulak vermeyi sağlayan etkili bir durumdur duygu yönetimi. Çünkü duyguları kontrol altına almak tünelin sonundaki ışığa benzemektedir.
Bununla birlikte duyguların dışavurum hâlinin de önemli olduğu söylenmelidir. Dışavurum tarzının çoğu kimsede aynılaşmadığı, herkeste farklı bir şekilde ortaya çıktığı da önemlidir. İnsanı sanatsal bir varlık olarak görmek belki de bundan kaynaklanmaktadır. Duyguların insan hayatındaki etkileri saymakla bitmez. Bu durumu en iyi şekilde anlamlandırmak, olası karmaşıklıklara çözüm üretebilecektir. Bu da insan hayatına yeni bir bakış kazandıracaktır. Aklın ve duyguların himayesinde kalıp, hayatı bu ilişkide ele almanın temel kazanımı kendini tanıma açısından oldukça önemlidir. Spesifik durumlar harici, çoğu konuda insan kendini tanıyarak ruhani bir rahatlamayı sağlayacaktır.
Genel olarak bakıldığında duyguların anlamlandırılması, ifade edilmesi, insan hayatındaki yerinin değerlendirilmesi ve akıl ile olan bağının incelenmesi oldukça önemlidir. Duyguların insanı insan yapan kıymetli bir hazine olduğu da unutulmamalıdır. Çünkü duygu, amacın ve sonucun her hâlini içinde barındıran bir oluşum serüvenidir.




















