İsteğiniz gerçekleşene kadar üzerine çalıştığınız konu hakkında kimseye bilgi vermeyin. İyi olduğunu düşündüğünüz konuya ilişkin, diğerinde oluşan kıskançlık, şüphe ve itirazlar karşısında sizin arzu ve isteğiniz zayıflayabilir. Ketum olun ilk aşamada.
Başarma fikri, bunu tetikleyen bir dürtü, “başar-malıyım” hırsı, “neyi iyi yapıyorum” düşüncesi… Bu düşünceye karşılık harekete geçip, doğru isteme ile bir eylemde bulunamıyorsanız, başta oluşan fikir uçup gider.
Hangi insanlar diğeriyle daha fazla alay eder? Hayatlarında yolunda giden pek fazla şeyi olmayan insanlar… O nedenle diğerinin iyi olmasını istemezler. Onu aşağı çekme davranışları gösterirler. Bir şeyin olacağına dair çok fazla inançları yoktur.
Tecrübe sahibi olduğunuzda, istekleriniz gerçekleşecek kıvama ve olgunluğa geldiğinde diğerlerine anlatmaya başlayabiliriz. Başarmış olduğumuz şeyler diğerlerine ilham ve cesaret olabilir.
“Kitapları en çok satan kişisel gelişim kitabı yazarı.” Bu bir hedef. Bunu sürekli sessizlik içinde tekrarlayın.
Değiştir-emeyeceğimiz şeylere karşı takın-dığımız olumsuz tutumlar karşısında canımız sürekli sıkılır, kendimizi yorgun ve bitkin hissederiz. Her an biriyle kavga etme olası-lığımız çok yüksektir. Telaş içinde tüm günümüzü berbat edebiliriz.
Değiştirilemez şey, değiştirilemez. Doğru istemeye bu cümleyi düşünerek başlayın. Yaşamınızdaki değiştirilemez şeyleri not edin ve çöpe atın.
Çünkü bunlar zaten sizin yaşamınızda bulunmuyor.
“En iyi çözümü Allah’ım bana göster.”
“Keyifliyim, nefes alabiliyorum ve yürüyebiliyorum.” “Hayatın tadını çıkarmayı tercih ediyorum.”
“Tüm bu iyi dileklerim için yardım almaya hazırım. Allah’ım sana sonsuz teşekkürler. Amin.”
İnsanlar yaşamlarında olan olaylara karşı nasıl bir bakış açısıyla o olayı yorumluyorlarsa, ürkütücü veya olağanüstü olduğuna kendileri karar veriyorlar. Karar veren merci her zaman bizim bakış açımızdır. O halde en iyi şeyleri istemek. Ve doğru istemek.
“Ben her şeyin en iyisini hak ediyorum.” “Allah beni mucizevi bir şekilde yarattı.” Farkındayım.
İstemek aslında sürekli istediğiniz konu hakkında çalışmaktır. Asla tembellik, uyuşukluk değildir. Gerçek yanlarınızla uyumlu bir hak ediş çabasıdır. Gayret’tir.
Mühim olan, o isteğinize yönelik bir fırsat yakaladığınızda sizin o konuyla ilgili yetkin olmanızdır. Hazır olmak.
Sezgileri kuvvetli insanlar, anda ne yapmaları gerektiğini anlayan insanlardır. Sezgilerinize güvenin ve onun size gösterdiği işaretleri doğru takip edin.
Bir kitap, bir insan, bir filim, bir toplantı… “İyi bir insan olmayı tercih ediyorum.” Doğru bir isteğinize karşılık önünüze işaret olarak çıkabilir. Doğru işaretleri takip edin.
Sezgi, insanın isteği üzerine insanın bizzat kendisine izin vermesidir. Bir atın yularını tutmak gibidir sezginizi takip etmek.
Aklın karşıtı gibidir sezgi. Yoğun düşünme yoktur. Bilakis kontrollü bir şekilde duygu ve hisleri takip etmek ve arka plandaki sessiz ve derin düşünceleri izlemek…
Sezgilerinizin peşinden doğru gitmek için geçmişi düşünme ve gelecekte neler olacak bunun hesabını yapma. Sadece bu “an”da olana odaklan. Çünkü sezgilerin seni doğru yere götürecektir. Buna güven.
Allah senin içinde, senin için doğru istemenin bir yolu olarak sezgi yolunu döşemiş.
Yaşam seni sürekli zorlayacak, bunu bil. Buna karşılık çözüme sürekli ulaşmak için sezgilerinize yönelik kendi inancınızı tazeleyerek güveninizi artırın.
Sezgi, Allah’ın korumasına sığınmak gibidir. İçsel gücümüzün izini takip etmek… İçimizde yüksek bir mevki var. Ve biz onunla dayanışma içinde olmalıyız.
Ne istiyorum? İstediğim şeye nasıl ulaşabilirim? Sorularımı sezgilerime emanet ederim. Birden bana ya biri görünür ya da istediğim şeyle ilgili bir ilham alırım.
Size verilen işaretleri doğru anlayın. İnsanların her kullandığı cümlede, her davranış ve sözlerde isteğinize yönelik bir işaret arayın.
Hayatın anlamı nedir? Niçin hayata karşı motive eden bir döngü içinde olmalıyım? Çünkü bu yaşam tüm canlılara verilmiş en güzel hediye. Özellikle insan bu dünyada belirleyici bir roldedir. İyi veya kötülüğün tanımını yapabilir.
En önemli sorun, diğerlerinin isteklerini veya onların sahip oldukları şeyleri istemektir. İnsanlar onların olmayan idealleri peşinden giderler.
Diğeri bir şeyi iyi buluyor diye bizim de onu iyi bulmamız şart değildir. Sezgi saf ve temiz bir şekilde size ait, sizin kendi içsel yolunuzdur.
Diğer insanlar sizin sezginizle olan bağınızı kesmek ister. Bunu niçin yapar? Kendini önemli biri gibi hissetmek için.
















