“Zeytinyağlı Yiyemem Aman” Bursa yöresine ait, melodi bakımından neşeli, sözleri yönüyle hüzünlü bir türkümüzdür. Bu türkümüzün hikâyesi, diğer türkülerin hikâyelerinden farklıdır. Onu farklı yapan şey ise propaganda aracı olarak ısmarlama bir türkü olmasıdır.
İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin siyasi ve ekonomik propaganda süreçlerinden türkümüz de payını almıştır ve bu ne ayıp bir şeydir.
1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri, İkinci Dünya Savaşı’ndan çıkan Avrupa ülkelerine ve Türkiye’ye “Marshall Planı” kapsamında ekonomik yardım başlatmıştır. (Konuyu bilenler, bunun nesi yardım diyecektir mutlaka.) Bu yardım paketinin en büyük kalemlerinden biri, ABD’nin elinde biriken çok miktarda mısır özü yağı stoklarıdır. Bir Akdeniz ülkesi olan ülkemizde, bilindiği üzere asırlardır zeytinyağı ve tereyağı tüketmekteydi. Ancak yerli zeytinyağını ABD’ye satıp yerine mısır özü yağını pazarlamak amacıyla geniş çaplı bir algı operasyonu yürütüldü.
Dönemin basınında zeytinyağının “kanserojen olduğu”, “kötü koktuğu” ve “damarları tıkadığı” yönünde bilimsel temeli olmayan haberler yaptırıldı. Algı çalışmasını halkın bilinçaltına kazımak için sipariş üzerine bu türkü besteletildi/yaptırıldı! Türküde yer alan “Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” sözleriyle hem zeytinyağı hem de yerli dokuma olan “basma kumaş” değersizleştirilmeye çalışıldı. Bununla birlikte Türkiye’de kurulan margarin fabrikalarıyla halk, mısır yağı ve margarine alıştırıldı. İnsanlar zeytinyağından uzaklaştırılarak margarin tüketmeye başladı.
Türkü, eğlenceli melodisinin aksine, yerli üretimin ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küresel ekonomik çıkarlar uğruna nasıl manipüle edildiğini gösteren tarihi bir belgedir bizim için. E tabii, ayrılık unsurlarını, kavuşamamayı da sözlere katınca daha bir sahiplenilir kimlik kazanmıştır. Konuya ilişkin Araştırmacı Yazar Soner Yalçın da kitabında konuyu destekler nitelikte şeyler yazdı. Yine aynı minvalde bir tweet attığı da görüldü.
Ve ilave edelim: Bütün bunların bir komplo teorisi olduğunu söyleyenler de vardır. Peki ya sizce…?
TÜRKÜNÜN SÖZLERİ
Zeytinyağı yiyemem (aman).
Basma da fistan giyemem (aman).
Senin gibi cahile,
Ben efendim diyemem (aman).
Bağlantı
Kaldım duman içi dağlarda,
Sevgili yârim nerelerde?
Kara üzüm asması,
Yeşil olur yazması.
Ben yârimden ayrılmam,
Kara yazı yazması.
Bağlantı
Asmadan üzüm aldım,
Kapını uzun aldım.
Verin benim yârimi,
Annemden izin aldım.
Bağlantı
















