Bizler hep süreklilikte dönen varlıklar olmayı hep reddetmişizdir. Zaman içinde bizi sürdüren unsurları yakalarken yorucu tempolarla karşı karşıya kalırız. Dönüşen hayatın içinde geri kalmışlık duygumuz bizi yanıltmaz. Aslında her zaman sahip olduğumuz ya da zamanla sahip olacaklarımızın bir adım öteye götürmeden bizi nasıl da çürüttüğünü anlarız. Bu yüzden de çevremizdeki her yeniliğin arkasında bizi geride bırakan bir set olabileceğini de göz ardı etmiş oluyoruz. Konunun aslına gelelim ki değişen ve dönüşen dünyada hayatımızı kökten etkileyen yeni yaşam biçimleri bizleri bir önceki çağın gerisine götürüyor. Çünkü bir önceki dönemde insan sistematiği olarak edindiğimiz becerileri kolayladığını sandığımız yenilikler penceresinde kendi adımıza zaman içinde birer eksi hâline getiriyor. Vücudumuz eskisi kadar aktif olmuyor, hep yaptığımız eylemler bize ağır gelmeye başlıyor. Bunun arkasında da hızlı alışverişler ve bunun beraberinde gelen hareketsiz yaşam, uzaktan çalışma ve dijitalleşme de buna etkendir.
Peki biz bu durumda nasıl önlemler alabiliriz? Bunun hakkında biraz konuşalım. Belki aktif molalar vücudu bir süreliğine iş temposunun yerinde sağlıksız hâline iyi gelebilir. Günlük adım sayısı da sağlığımız açısından bir hayli önem teşkil etmektedir. Tabii buna ekran süremiz, dijitalleşme dünyasında ne denli eşit dağılımlı zaman ayırdığımıza göre değişir. Tüm bu bahsettiklerimiz ileride yaşanacak bir sağlık sorununun önüne geçebilir. Neden bu kadar yeni hayatımızın içinde yorgunuz, bir de başka açılardan ele alalım. Peki bu yeniliklerin bize faydası var mı? Bir durum hiçbir zaman tamamen olumlu ya da olumsuz değildir. Her zaman yarı yarıya şansları vardır. Evden çalışan bir insan da bu yüzdelik ayrımın tam ortasındadır. Hareketsiz yaşama maruz kalıyor olabiliriz fakat artık her hareketimizin bize geri dönüşü maddi bir yük olmaktadır. Yaşam şehirlerle pek de kolay değildir. Her şeyin en bilimselini bilsek bile her açıdan değerlendirmemiz gerekir. Ekran süremizin fazla olması da buna benzer bazı özellikler taşır. Anlık öğrenme sayesinde, dünyanın en iyi üniversitelerinin derslerine, makalelerine ve eğitim videolarına saniyeler içinde ulaşabiliriz. Bu yüzden değişen ve dönüşen zamanın içinde gerisinde kalmışlığımız kadar bize faydası olan noktaları da görmemizde fayda var. Hayatlarımızın en büyük özelliği çok çeşitliliğe sahip olmasıdır. Görmemiz gereken çok fazla gerçek ve bakmamız gereken çok fazla açı oluyor.
Hareketsiz yaşam bizleri bir önceki çağın gerisine itebilir. Ekran süresi veya sağlıksız beslenme bizi erken yaşlandırabilir veya daha sağlıksız yapabilir. Bizler bu durumda önlemler alacağız ve her zaman her şeyin arkasındaki nedeni anlayacağız ve pozitif düşünmeyi de öğreneceğiz. Bunu yaptığımızda hem daha sağlıklı hem daha mutlu hem de daha farkındalık sahibi insanlar olacağız. Gerisinde kaldığımız dönüşen hayatlar artık bizim üstümüzdeki etkisine son versin ve kendimizi oluşturalım…

















