(DAISY LINK VE JOAN DEPAZ)
BU İKİ KİŞİ BİRLİKTE BİR ÇOCUK SAHİBİ OLDU VE HİÇ TANIŞMADILAR
Bugün sizlere, duyduğunuzda “yok artık, bu kadarı da ancak filmlerde olur” diyeceğiniz, gerçekliğin sınırlarını zorlayan ve okurken tüylerinizi diken diken edecek bir olaydan bahsetmek istiyorum. İki insan düşünün; aynı çatı altındalar, aynı havayı soluyorlar ama birbirlerinin yüzünü bile görmemişler. Aralarında kalın beton duvarlar, aşılmaz demir parmaklıklar ve 24 saat tetikte bekleyen gardiyanlar var. Ancak tüm bu engeller, tarihe geçecek bir mucizeye imza atmalarına engel olamadı. Sizlere Daisy Link ve Joan Depaz’ın, modern zamanların en garip ve bir o kadar da akılalmaz hikayesini anlatacağım.
Hikayemiz ABD’nin Florida eyaletinde, Miami’nin en sıkı korunan hapishanelerinden birinde başlıyor. Kahramanlarımız Daisy Link ve Joan Depaz; her ikisi de cinayet suçlamasıyla yargılanmayı bekleyen iki mahkum. Farklı hücre bloklarında kalıyorlar, havalandırmaya farklı saatlerde çıkıyorlar ve yolları hiçbir şekilde kesişmiyor. En azından sistem öyle planlamış. Ancak insan ruhu, en dar alanda bile bir çıkış yolu bulur.
Daisy ve Joan, birbirlerini hiç görmeden, hücrelerindeki havalandırma boşlukları üzerinden fısıldaşarak konuşmaya başladılar. Önce sesleri tanıştılar, sonra mektuplar ve fotoğraflar elden ele dolaşmaya başladı. O soğuk ve ruhsuz hapishane duvarları arasında, sadece kelimelerden ve hayallerden örülü, kimsenin göremediği bir bağ kurdular. Fiziksel bir temasın imkansız olduğu bu ortamda, güven duygusunu tamamen ses telleri ve kâğıt parçaları üzerine inşa ettiler. Aralarındaki bu görünmez bağ o kadar güçlendi ki, imkansız bir karara imza attılar: Birlikte bir çocuk sahibi olmak. Peki ama nasıl?
Gardiyanlar kuş uçurtmuyor, kapılar her an kilitli ve yan yana gelmeleri kesinlikle yasak. İşte bu noktada Daisy ve Joan’un akıllara durgunluk veren, üretkenliğin sınırlarını zorlayan planı devreye girdi. Erkek mahkum Joan Depaz, havalandırma boşluğundan aşağı sarkıtılan ipler yardımıyla hazırladığı sperm örneğini plastik bir sargı içine koyarak, kat kat aşağıda bulunan Daisy’nin hücresine ulaştırmayı başardı.
Daisy Link ise temin ettiği basit bir vajinal aplikatör kullanarak, tıp dünyasının “başarı şansı çok düşük” dediği bir yöntemle kendi kendini hamile bıraktı. Hiçbir tıbbi gözetim olmadan, steril olmayan bir ortamda ve tamamen kendi çabalarıyla bir yaşamın tohumlarını attılar.
Takvimler Haziran 2023’ü gösterdiğinde Daisy Link hâlâ hapishanedeyken sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdi. Olay patlak verdiğinde hapishane yönetimi tam anlamıyla şoka girdi. Kurum içerisinde kıyamet koptu; “Bu nasıl olabilir?” sorusu yankılanıyordu. İlk şüpheler, gardiyanların veya hapishane personelinin bu işe karışmış olabileceği yönündeydi; bu yüzden büyük bir güvenlik soruşturması başlatıldı, personeller sorgulandı ve güvenlik kameraları defalarca izlendi.
Ancak yapılan detaylı incelemeler, DNA testleri ve hücre aramaları gerçeği ortaya çıkardı: İkili gerçekten de bir saniye bile yan yana gelmemişti. Bu gebelik, tamamen havalandırma sistemi üzerinden planlanan ve gerçekleştirilen, bilimsel olarak düşük ihtimali olsa da azmin zaferiyle sonuçlanan bir olaydı.
Daisy Link ve Joan Depaz, bugün sadece birer mahkum değil, aynı zamanda fiziksel sınırların insan iradesi karşısında ne kadar etkisiz kalabileceğini kanıtlayan birer fenomen olarak anılıyorlar. Hiç tanışmadan, birbirine dokunmadan bir hayat kurmak, sadece tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda insan ruhunun özgürlüğe ve yaşama olan tutkusunun en çarpıcı örneği.


















