Aciz bir kuluz, dalmışız dünyanın gamına,
Işıkları söndürün, yoruldu artık bu beden,
Hayaller bitmiyor, hevesler ardı ardına,
Dinlensin bu ruhum ayrılınca bu tenden.
Bir serabın peşinde koştuk durduk yıllarca,
Elimizde kalan tek, avuç dolusu hüzün.
Dünya bir misafirhane, biz yolcuyuz yalnızca,
Nihayetinde sonu gelecektir her gündüzün.
Ne malın bir hayrı var ne de beyhude hırsın,
Sessizlik çöktüğünde hakikat vurur yüze.
Işıkları söndürün, artık karanlık sarsın,
Rabbim rahmet eylesin şu yorgun ömrümüze.
Kapanırken perdeler, susarken tüm feryatlar,
Bırakın bu yorgun kalp sığınsın dergâhına.
Unutulsun dünyada çekilen bütün ahlar,
Ersin artık bu garip ebedî sabahına.

















