Güneşe sürekli bakmakla aşınır mı sandın? Hayır, hayır… Adem’in gözüne bürünmüş Havva misali; şaşkın bir seyyah ve kalbine mülaki. Yüzüne her gün bakmakla usanılır mı sandın? Allah öyle bir şaheser bırakmış ki cismine; izlerken fani olduğumu unutan bir hal.
Belki de kurumuş çöpten, değersiz bir tohumdan farkım yoktu. Ama; bahşedilmiş bir sevginin kudretine inanan bu gönül, söyler misin senden nasıl eksik kalabilir ki?
Düşünüyorum da; yerine oturmuş muhafazakâr bir aşka talip olmak, senin farklı biri olduğunu o kadar çok belli ediyor ki…
Niyetinin temiz oluşu, Allah korkusu, vicdan ve merhameti; kalbine kelepçe vurmuş, müebbeti taksim olunmuş bir mükâfata duçar yüreğim… Hepsi gerçek, hepsi sana müptela, hepsi sana vurgun.
Kendime diyorum ki; insan nasibini ararken düşünmez mi hiç? Mesela bazı hayatlara hoşça kal deriz, ama sana her gün merhabayı gönlüme yerleştirene şükrediyorum.
Cesaretin, cesaretim olduğu için bütün mağlubiyetleri ezbere biliyorum. İçimden gele gele, sonum ve solum olduğunu bile…
Çok ilginç şeyler görüyoruz hayatta. Mesela; dünyanın en güzel bahçesinde çiçek olarak yetişirsin, ama seni sevemeyenlerin arasına düşersin. Belki de kim olduğunun farkına varabilmen için; belki de “kimin için” olduğunun farkına varabilmen için…
Şimdi diyorum; bu mektup öyle sıradan bir mektup değil. Çağımız da öyle sıradan bir çağ da değil. Ama bu mektupta seninle dolu hayatımı umutlarımla çoğalttığım doğrudur.
Ve bir ihtiyaç listesi hazırlamak istiyorum sana. İyi dinle;
Her gün sıradan bir akşamda seninle çay keyfimiz olsun. Bazen film izlerken sadece çitlediğimiz çekirdeklerin sesi duyulsun. Kahvemiz taşsın, yemeğimiz yansın, ısrarlı bir şekilde kapımız çalsın. Gülen yüzümüz, bazen ağlayan gözümüz olsun. Her şeyden evveli kıymet bilsin yüreğimiz. Çok geç olmadan geç olacakların farkına varabilmek ve ileriye dönük güzel planlar yapabilmek… Ve en güzeli uyum sağlayabilmek; aklımızdaki duygularımızı başkalaştırmadan… Ertelemeyelim, yok saymayalım… Hayat; bir varsın, bir yoksun işte.
Son sözlerimi bitirmeden önce çok güzel bir söze denk geldim, diyor ki;
“Eğer beni hayatında istiyorsan, bana hayatında bir yer vereceksin, ben yer bulmak için savaşmayacağım.”
Bu sözü eklememin sebebi şu; sen ben ayrımı yapmaksızın, birbirimize verebileceğimiz sevginin kapısında birer bekçi olmamak.
Hallenebileceğimiz her duyguda halsiz kalmamak ümidiyle…




















