Düştüm çıkmaz labirentin içine,
Yürüdüm, yolun sonu gelmedi.
Kaldım Yusuf gibi kör kuyu içinde;
Haykırdım da sesim duyulmadı.
Beklerim, bir kervan geçer mi diye?
Yüküm gam yüküdür, kalsın hediye.
“Sabrın sonu selamet.” derler niye?
Gönül kapısına kilit vurulmadı.
Şimdi bir iğne deliği kadar yok ışık,
Aklım darmadağın, ruhum karışık.
Zindanla ruhum oldu barışık,
Yine de bu yürek pes etmedi.
Güneş küstü, ay çekildi semadan;
Kimse gelip geçmedi bu yoldan.
Kurtulmak istedim bu kuyudan,
Bağırıp durdum, nefesim yetmedi.
















