Yaşadığımız hayat bir illüzyon mu yoksa gerçek mi? Peki, neye ve kime göre?..
Yaşadığımız yıllar, edindiğimiz hayat deneyimi gördüğümüz bir rüya gibi değil mi? Bir müddet sonra unutuluyor ve “Acaba bunu yaşadım mı?” diye adeta zihnimizi zorluyoruz. Anlam veremediğimiz sayısız deneyim sahibi oluyoruz yaşadıkça.
Hayata dair neyin esas gerçek olduğunu anlayamıyoruz. Öyleyse biz ne yaşıyoruz?!.
Rüya mı yoksa gerçek mi? Yaşarken çok önem taşıyan bir şey zamanla o kadar da etki etmiyor bize. Biriyle sorun mu yaşadık, bir şeyler olumsuz mu gitti ya da çok mutlu olduk; “Hayat harika!” dediğimizde dahi her şeyin bir sonu yok mu?
Hayatın bir başı ve sonu var. Hiçbirimiz kalıcı değiliz yaşamda. Belirli bir süre yaşıyor ve sonra hayata veda edip gidiyoruz. Nereye gidiyoruz ya da gideceğiz? Hepimiz bu sorudan ve sonumuzun ne olacağından korkuyoruz. Hayat sadece bir sınav merkezi adeta. Neleri nasıl yapıyor ve sonuçta ne elde ediyoruz?.. Ne kazanıyor, ne kaybediyoruz? Fazla mı ciddiye alıp kendimizi zorluyoruz?
Düşünmek, çabalamak; bir şeyleri oldurmak için koca bir ömrü (ne kadar zamanımız olduğunu bilmeyerek) geçirmek. Uyuyor, uyanıyoruz ya da tam tersi; uyanık olduğumuz zamanlarda mı uyuyoruz acaba? Ne zaman uyanırız, ne zaman başlar, ne zaman biter; başı sonu nerede?
Hayatı sorgulamayan, ne olduğunu, ne olacağını ya da ne olmadığını kendince irdelemeyen hiç kimse yoktur doğal olarak. Yaşarken fark edemediğimiz çoğu şeyi sonradan düşünüp anlamlandırmaya çalışıyoruz. Bugün var, yarın yok şu an hayatımızdaki çoğu şey. Devamı var mı bilmiyoruz.
Bilinmezlikler zihnimizi yoruyor ve işte tam bu noktada inanç ve tevekkül ile tutunuyoruz yaşama. Bir başka evrende, bambaşka bir yerlerde devamı olacak; hak, adalet o zaman yerini bulacak diyerek Rabbimize havale ediyoruz. Yoruluyor ve yoruyoruz hem kendimizi hem de hayatımıza eşlik edenleri. Yaşamın kuralı bu: Sürekli mücadele. Hayatta kalmak için, tutunmak için, kendimizi ispat etmek ve bir yerlere gelebilmek için. Bizden öncekilerden ve kendi deneyimlerimizden yararlanarak varlığımızı sürdürüyoruz. Yıllar geçtikçe deneyimlerimizi bizden sonrakilere aktarıyor ve görevimizi bir nevi tamamlıyoruz. “Deneyim” diyoruz kısaca adına. Hayatın yükünü, güzelliklerini, varını yoğunu kısaca her şeyini yaşıyoruz ve bitiyor.
Hangisi gerçek, hangisi rüya; bilmiyor ve yaşıyoruz zamanımız yettiğince.


















