“Sana elveda” demek kolay değildir… Hele ki bir zamanlar gözlerinde kendine bir ömür aradığın insana… Birlikte hayal kurduğun, bir mesajıyla gülümsediğin, sesini duyunca içinin titrediği birine elveda demek; insanın kendi içinden bir parçayı söküp atması gibidir.
Bazı vedalar sessiz olur… Ne bir kapı çarpılır ardından, ne de yüksek sesle söylenmiş kırgın cümleler kalır geriye. İnsan bazen sadece susar… Çünkü anlatacak hâli kalmamıştır artık.
Oysa kimse durduk yere gitmez. İnsanları yollar ayırmaz bazen, kırılan güven ayırır… Eksilen sevgi, anlaşılmayan duygular ve en çok da değersiz hissetmek ayırır.
Ben sana bir heves gibi değil, ömrüm gibi bakmıştım. Seninle yaşlanmayı düşlemiş, yorgun günlerimi senin omzunda unutacağımı sanmıştım. Ama bazı insanlar, sevilmeyi bilir de, sevmeyi aynı cesaretle beceremez.
Sen gittikten sonra anladım; bazı insanlar sadece hayatımıza girmez, hayatımızın yönünü değiştirir. Senden önce başka biriydim ben… Daha çok gülen, daha çok inanan, insanlara karşı daha sıcak bakan biri… Şimdi ise herkese biraz mesafeli, kendi içine çekilmiş bir yabancı gibiyim.
Seninle konuşmayı özlemek değil sadece mesele… Ben en çok sana anlatacağım şeylerin içimde birikmesini özledim. Gördüğüm güzel bir manzarayı, içimi acıtan bir günü, bir şarkının bende bıraktığı izi… Paylaşacak kişiyi kaybettim ben.
Biliyor musun? İnsan bazen sevdiğini değil, sevildiği hâlini özlüyor. Senin yanında kendimi eksik hissetmiyordum. Dünyanın bütün yükü sırtımda olsa bile, bir “yanındayım” demen yetiyordu bana. Şimdi kalabalıkların içinde bile yalnızım.
Bir de insanın içine oturan vedalar vardır… Ne kadar zaman geçerse geçsin, bir şarkıda, bir sokakta, bir kokuda yeniden kanayan… Unuttum sanırsın, ama gece olunca kalbin sana gerçeği fısıldar.
Şimdi gidiyorsun… Belki ardına bile bakmadan. Ben ise senden kalan anılarla, boş bir odada yankılanan sessizlik gibi kalıyorum. Bir zamanlar “biz” dediğimiz her şey, şimdi geçmişin tozlu raflarında soluyor.
Belki bir gün bir yerde karşılaşırız… Göz göze geliriz ama konuşamayız. Çünkü bazı hikâyeler yeniden başlamaz. Küllerinden doğmaz her aşk. Bazı duygular, sadece insanın içinde sessizce gömülür.
Ve ben artık şunu öğrendim: Sevgi bazen kalmak değil, gitmesine rağmen iyi dileklerle uğurlayabilmektir. Canın yansa da, için parçalanmış olsa da, “mutlu ol” diyebilmektir.
Şimdi senden geriye birkaç fotoğraf, bir avuç anı ve geceleri içimi sızlatan bir sessizlik kaldı. Ben hâlâ bazı geceler seni düşünüyorum… Ama eskisi gibi beklemiyorum artık. Çünkü beklemek umut ister, bende ise sadece yorgunluk kaldı.
Yine de… Bir gün olur da beni hatırlarsan, bil ki seni gerçekten seven biri geçmişinden geçti. Gösterişsiz, sessiz ama bütün kalbiyle…
Ve şimdi… İçimde yarım kalmış cümlelerle, gözlerimde susturulmuş yağmurlarla, son kez söylüyorum:
Sana elveda… Bir daha dönmemek üzere değil belki, ama bir daha eskisi gibi olamayacak kadar kırılmış hâlimle…
















